ağır depresyon tedavisi

2 Aşamada Ağır Depresyon Tedavisi

Ağır depresyon, kişinin mutsuzluk, huzursuzluk, gerginlik, çaresizlik, isteksizlik gibi belirtilerle kendisini gösteren depresyon rahatsızlığının şiddetli şekilde kendisini göstermesidir. Ağır depresyon tedavisi mümkündür. Genellikle depresyonun şiddeti arttıkça tedavi yöntemleri de değişkenlik göstermektedir. Bu yazımızda ağır depresyonun ne gibi yöntemlerle tedavi edileceğine değineceğiz. Eğer siz de ağır depresyon yaşıyor ve tedavi almak istiyorsanız, bize ulaşabilir ve randevu alabilirsiniz. 

ağır depresyon tedavisi

Ağır Depresyon Nedir?

Ağır depresyon, kişinin kendisini mutsuz, huzursuz, gergin, isteksiz, yorgun, çaresiz ve karamsar hissetmesiyle belirgin depresyonun en ağır türüdür. Bir başka deyişle, ağır depresyon için en şiddetli depresyon hali diyebiliriz. Ağır depresyon, kişinin ruhsal olarak olumsuz yönde etkilenmesiyle beraber aile, sosyal, eğitim ve iş hayatını da etkileyen bir hastalıktır. 

Ağır depresyon tedavisi olan bir ruhsal bozukluktur. Ağır depresyon tedavisi iki şekilde gerçekleşir: İlaç ve psikoterapi. İki yöntemin de ağır depresyon tedavisi uygulanırken beraber düzenlenmesi gerekmektedir. Psikoterapi olmadan ilaç tedavisi eksik kalabilirken, ilaç kullanmadan yalnızca psikoterapi de bazı durumlarda yetersiz olabilir. 

Bu nedenle hem ilaç hem de psikoterapi süreçlerinin beraber devam etmesi tavsiye edilir. Eğer siz de ağır depresyon tedavisi görmek istiyorsanız, bizden destek almak için ulaşabilirsiniz.

depresyon tedavi yöntemleri

Ağır Depresyon Tedavisi ve İlaç Kullanımı

Beyinde bazı anatomik alanlardaki sinir hücreleri arasında bilgi akışında postacı gibi görev yapan nörotransmitter dediğimiz sistemler vardır. Bunlar GABA, asetil-kolin, dopamin, nöradrenalin, serotonin olarak adlandırılır. Beynin belli bölgelerinde nörotransmitterler farklı yoğunluklarda bulunurlar. 

Kişinin beyninde uyaran bir sinir hücresine geldiğinde, bazı değişimlere neden olabilir. Nörotransmitter dediğimiz sistemler bu değişikliğin başka bir sinir hücresine iletilmesinde rol alırlar. Sinaptik boşluk dediğimiz bölge ise nöronlar arası iki sinir hücresinin ortak haberleşme alanıdır. Herhangi bir uyaran geldiğinde sinir hücresinde nörotransmitter üretimi için protein sentezi gerçekleşir. 

Üretilen nörotransmitter önce hücrelerde depolanır, ardından gerekli uyaran geldiğinde sinaptik boşluğa salınır ve komşu bölgede bir sonraki sinirin onu tanıyan algaçlarına bağlanırlar. Nörotranmitterin sinir hücresindeki algaç ile tanınmasından sonra ikinci hücre de uyarılmıştır ve benzer süreç ikinci hücre için de başlar. Ağır depresyon tedavisi için öngörülen antidepresanlar bu şekilde bir işleyişe sahiptir. 

Ağır depresyon tedavisinde antidepresan kullanımı genellikle gerekmektedir ve hangi antidepresanın kullanılacağına uzman hekim karar verir. Antidepresan ile ilgili yaygın ve yanlış bir görüş de kullanıldığında hemen etkilerin görülme beklentisidir. Antidepresanlar genellikle 3-4 hafta sonra asıl etkilerini göstermeye başlarlar. 

Birçok kişi antidepresan kullanmaya başlayınca ağır depresyonun geçeceğini düşünmektedir ancak etkiler yavaş yavaş belirmeye başlamaktadır. Özetle, antidepresan kullanımı ağır depresyon tedavisi için çoğu zaman oldukça önemli bir role sahiptir.

ağır depresyon tedavisi

Ağır Depresyon Tedavisi ve Psikoterapi

Ağır depresyon tedavisi için bir diğer önemli yöntem ise uzman psikolog eşliğinde yürütülen psikoterapi sürecidir. Depresyonun şiddeti ne olursa olsun psikolog desteği almak çok önemlidir. Ağır depresyon, kişinin şiddetli ve süreklilik arz edecek şekilde mutsuz, huzursuz, gergin, isteksiz veya çaresiz hissetmesiyle belirgin bir ruhsal rahatsızlıktır. 

Ağır depresyon belirtileri olan bu yakınmaların sonlanması için bu duygularla bağlantılı düşüncelerin değişimi oldukça önemlidir. Olumsuz düşünceler ağır depresyon sürecinde kişinin zihnine istemsiz olarak yerleşir. Bu olumsuz düşünceler kişinin çaresizliği, yetersizliği, başarısızlığı, eksikliği veya karamsarlığı üzerine gelişebilir. 

Olumsuz düşüncelerin kaynağı kişinin köklü bazı inanışlarıdır. Bu inanışlar doğrultusunda olumsuz düşünceler gelişir ve yerleşir. Bu süreçte kişinin olaylara bakış açısı oldukça önemlidir. Ağır depresyon, kişinin yaşadığı olayların neticesi değildir. 

Yaşanan her olumsuz olayın ağır depresyona yol açtığını düşünürsek yanılmış oluruz. İçinde bulunduğumuz ortamı, durumu veya olayı değerlendirmelerimiz bizim depresif duygudurumumuzu tetikler. Bir başka deyişle, bir olayı ya da durumu değerlendirmemiz, algılamamız ve yorumlamamız neticesinde depresif düşüncelerimiz şekillenir.

İki kişinin işine son verildiğini düşünelim. İşine son verilme gerekçelerinin de şirketin mali durumunun kötüye gitmesi olarak gösterildiğini varsayalım. İşten çıkarılanlardan biri işine son verilmesinin ardındaki gerekçeyi kabullenirken, diğer ise işten çıkarılmasında kendi beceriksizliğinin payı olduğunu düşünebilir. 

Kendini suçlayabilir ve kendini yetersiz görebilir. Bu yetersizlik hisleri kronik hale geliyor ve kişiye sıkıntı veriyorsa ağır depresyon tedavisi bu noktada işe yarayabilir. Görüldüğü gibi aynı işten atılma olayı iki kişinin de başına geliyor ancak iki kişi de aynı olayı farklı değerlendirebiliyor. Bu değerlendirme, yorumlama veya algılama farklılıkları neticesinde olumsuz düşünceleri de beraberinde getirebilir. 

Ağır depresyon tedavisi bu olumsuz düşüncelerin değişiminde olumlu rol oynayabilir. Ağır depresyon tedavisi bu düşüncelerin değişiminin ilaç ve psikoterapi süreciyle ortak yürütülmesiyle etkili olur. Siz de bu gibi olumsuz düşüncelere sahipseniz ağır depresyon yaşıyor olabilirsiniz. Ağır depresyon tedavisi görmek için bize ulaşabilir ve uzman psikolog kadromuzdan destek alabilirsiniz.