psikolojik danışmanlık merkezi

4 Soruda Psikolojik Danışmanlık Merkezi Nasıl Bir Yerdir?

Psikolojik danışmanlık merkezi, alanında uzman olan psikologların danışanlarına psikolojik destek sunduğu merkezlerdir.

Psikolojik danışmanlık merkezi aslında aynı zamanda psikoterapi merkezi olarak da adlandırılabilir.

Psikologlar psikolojik danışmanlık hizmeti sunabilen ruh sağlığı profesyonelleridir.

Mentalium Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak biz de danışanlarımıza en kaliteli ve ulaşılabilir psikolojik danışmanlık hizmetini sağlamayı hedefliyoruz.

Mentalium bünyesinde psikolojik danışmanlık desteği sunan psikologlarımız klinik psikolog olup psikolojik destek (psikoterapi) sunabilmek için yeterli donanıma sahiptir.

Eğer siz de psikolojik açıdan zor zamanlar geçirdiğinizi düşünüyorsanız, uzman psikologlarımız size psikolojik destek sunmak için hazır şekilde beklemektedirler.

Bizden psikolojik danışmanlık hizmeti almak için iletişime geçebilirsiniz.

psikolojik danışmanlık merkezi

Psikolojik Danışmanlık Nedir?

İnsanlar yardıma muhtaç olarak doğarlar ve hayatlarına bu şekilde devam ederler.

Korunma veya gıda gibi temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanması için başkalarından yardım istenirken bu durum insanlığın bir gerçeği olarak kabul edilmiştir ve kabul edilmelidir de.

Bu nedenle psikolojik yardıma bu açıdan yaklaşılmalıdır. Tarih boyunca insanların birbirlerinden psikolojik danışmanlık desteği aldıkları söylenebilir.

Örneğin; anne babanın çocuğuna tavsiyesi, ihtiyacı olan bir arkadaşı teselli etmek, bir eğitimcinin öğrencisini takdir etmesi ve daha birçok davranış psikolojik danışmanlık desteği kapsamına girer.

Ancak bu davranışların bir başka boyutunda profesyonel psikolojik danışmanlık desteği yatmaktadır.

Bu desteği veren yerlere de psikolojik danışmanlık merkezi adı verilir. Bazı koşullar itibariyle profesyonel danışmanlık ilişkilerini diğerlerinden ayırır.

Örneğin; psikolojik danışmanlık ilişkisinin iki tarafı vardır. Bu iki tarafı psikolojik danışmanlık alan ve psikolojik danışmanlık veren olarak tanımlayabiliriz.

Psikolojik danışmanlık alana psikoterapi sürecinde danışan, psikolojik danışmanlık verene de psikoterapist adı verilir.

Bu ikilinin bir ortak ilişki çerçevesinde görüştükleri seans odasının bulunduğu merkezi de psikolojik danışmanlık merkezi olarak tanımlayabiliriz.

Psikolojik danışmanlık veren psikolog, ruh sağlığına dair sorunu olan veya yardıma ihtiyacı olan kişiye belirli kurallar çerçevesinde danışmanlık sunmaktadır.

Psikolojik danışmanlık sunan birey, bu alanda eğitimlerini tamamlamış uzman psikolog, psikoterapist veya psikiyatrist gibi çeşitli psikolojik danışmanlardan oluşmaktadır.

Danışmanlık temel felsefesi açısından, insanları değerli görmek ve insani gelişmenin gücünü vurgulamaktır.

İnsan, yaşamı seçme gücüne sahip bir varlıksa, potansiyelini de gerçekleştirmeye çalışabilir.

Psikolojik danışmanlık sürecinin bir amacı vardır. Amaç; psikolojik danışmanlık alan kişinin psikolojik durumu, ihtiyaçları ve beklentileri ile bağlantılıdır.

Danışmanlık ilişkisinde, yardım edilen kişi olduğu gibi kabul edilirken, ilişki kendine has bir üslupla yürütülür.

Ayrıca gönüllülük esasına göre yapılan bu ilişki, yardım eden ve alan gönüllü değilse sağlıklı bir sonuç doğurmayacaktır.

Psikolojik sorunları olan kişilerin psikolojik danışmanlık alabilmeleri için yapmaları gereken bazı hazırlıklar vardır.

Bu gibi durumlarda, insanlar psikolojik danışmanlık yardımı arama süreçlerinde, yardım beklentilerinde ve yardıma katılımlarında önemli ölçüde farklılık gösterebilir.

Örneğin; Bazı kişiler yaşadıkları psikolojik sorunların hemen ardından danışmanlık desteği ararken, bazıları ise psikolojik danışmanlık alıp almama yönündeki sorularını uzun süre akıllarında tutmaktadır.

Bu nedenle, bu hazırlık aşamasında kişilerin zihnindeki soru işaretlerini de çözmeleri gerekebilir.

Psikolojik danışmanlık yardımı almaya başlamadan önce kişinin sorununu net bir şekilde tanımlaması ve hatta bir kâğıt ya da kalem çıkararak bazı sorularına cevap vermesi gerekir.

Örneğin hayatında kendisini rahatsız eden olayları, alacağı psikolojik destekten beklentilerini, hayatındaki olası değişiklikleri yazmalı ve bunlara cevap vermelidir.

“Psikolojik danışmanlık desteği istiyorum” deyip acele etmemek ve bu soruyu araştırmak kişinin yararınadır.

Psikolojik danışmanlık merkezi ile görüşüp randevu almadan önce bu soru işaretlerinin çözülmesi gerekir. Uzmanlara göre bu sürecin ertelenmemesi oldukça önemlidir.

Kişi zihninde psikolojik destek ile ilgili soru işaretlerini bir an evvel cevaplandırmalı ve bir psikolojik danışmanlık merkezi ile görüşerek randevu almalıdır.

Bazen bu süreç uzar ve kişi psikolojik destek almaktan vazgeçebilir. Psikolojik danışmanlık süreci ile ilgili olarak uzmanların kişilere verdiği tavsiyelerden biri de sürecin kolay olmayacağıdır.

Bunun nedeni psikolojik yardım alacak kişilerin bir tarafının değişmeye ve gelişmeye istekli olması, diğer tarafının ise bu değişime direnmeye çalışmasıdır.

Ayrıca psikolojik danışma sırasında danışmana karşı çok açık olmak, seanslara düzenli olarak katılmak, danışmanın önerdiği etkinlikleri yapmak gereklidir.

Ayrıca gerektiğinde düzenli ilaç kullanmak veya uyuşturucu kullanımı ve benzeri sorunlarla ilgili düşüncelerini paylaşmak önerilerin bir parçasıdır.

psikolojik danışmanlık merkezi

Psikolojik Danışmanlık Merkezi Nasıl Bir Yerdir?

Psikolojik danışmanlık merkezi psikoterapistlerin psikolojik destek sunduğu bir ortamdır.

Peki burada sormamız ve cevaplamamız gereken bir soru vardır. Psikoterapi nedir?

Psikoterapi hakkında konuşulduğunda, birçok insanın zihninde, kanepede uzanmış çocukluğunuz hakkında konuştuğunuz veya bir terapistin size tavsiye verdiği bir görüntü belirir.

Peki gerçekten her psikoterapist psikolojik danışmanlık desteği sunarken böyle bir izlenim verir mi?

Herkesin çocukluğunu anlatmasına ve kanepede uzanmasına da gerek var mıdır?

Psikoterapi, eğitimli bir profesyonel eşliğinde, kendiniz ve başkaları hakkındaki duygularınızı, düşüncelerinizi, inançlarınızı ve ayrıca kişisel yaşamınızı güvenli bir şekilde keşfetme sürecidir.

Bir uzmanla konuşma üzerine gerçekleştirilen tedavi çeşididir. Psikoterapi ya da daha genel tabiriyle psikolojik destek, karşılaştığınız zorluklar veya sorunlar hakkında size fikir vermeyi amaçlar.

Ayrıca düşünce ve davranışlarınızda değişiklik yapma motivasyonunuzu artırmayı ve bu değişiklikleri yapmanın uygun yollarını bulmanıza yardımcı olmayı amaçlar.

Psikolojik danışmanlık veren terapist ile psikolojik danışmanlık alan danışan ilişkisi profesyonel, danışan odaklı, etik ve terapötiktir.

Terapist sizi eleştirmez, yorum yapmaz veya tavsiyede bulunmaz. Kendi özelliklerinizin farkında olmanıza yardımcı olur.

Hedeflenen değişimi gerçekleştirebilmeniz ve onların bilgi ve deneyimlerini kullanarak değişimi uygulayabilmeniz için iş birliği içinde çalışmanıza yardım eder.

Yani sizi doğrudan gideceğiniz yere götürmez, bu yolculukta size eşlik eder. Psikolojik danışmanlık merkezi psikoterapi uygulanabilen bir yerdir ancak psikoterapi kavramı birden çok yönelimi de içinde barındırır.

Psikolojik danışmanlık tek bir yönelim üzerinden yürümemektedir. Farklı psikoterapi ekolleri mevcuttur ve bunlardan bazıları Mentalium Psikolojik Danışmanlık Merkezi bünyesinde de uygulanmaktadır.

Peki nedir bu psikoterapi ekolleri?

psikolojik danışmanlık merkezi

Psikolojik Danışmanlık Nasıl Uygulanır?

Psikolojik danışmanlık olarak da adlandırılabilecek psikoterapi süreci tek bir ekol üzerinden uygulanmaz.

Farklı dönemlerde ortaya çıkan ve birbirini geliştirmeyi hedefleyen bu ekoller doğrultusunda uygulanabilir.

Her psikolog mezuniyeti sonrası uzmanlığı sürecinde danışan görmeden önce bir psikoterapi ekolüne odaklanır ve onun eğitimi üzerine yoğunlaşır.

Elbette birden çok ekole hâkim olmak tercih edilen bir süreçtir. Bazen tek bir ekol üzerinden psikolojik danışmanlık sağlamak yerine birden çok ekolü zaman zaman kullanmak ideal sonuçlara yol açar.

Psikolojik danışmanlık merkezi bünyesinde çalışan psikologların uyguladığı bazı ekolleri yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Psikanaliz psikolojinin babası olarak bilinen Freud tarafından geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir.

Freud’a göre üç bilinç düzeyi vardır; bilinçaltı, bilinçdışı ve bilinç. Bilinçdışı, farkında olmadığımız korkularımızın, bastırılmış arzularımızın, toplum tarafından kabul edilmeyen arzularımızın deposudur diyebiliriz.

Buna karşılık, tüm arzu ve düşüncelerimiz iki temel motivasyonumuzdan beslenir: seks ve saldırganlık.

Bilinç ise şu anda farkında olduğumuz tüm duygularımızı, düşüncelerimizi ve algılarımızı içeren bilinç düzeyidir.

Bilinçaltı, o anda farkında olmadığımız, ancak istediğimiz zaman farkındalığımıza getirdiğimiz düşüncelerdir (hafızamızdaki diğer bilgiler vb.).

Freud, bir kişinin psikolojik sorunlarının çocukluk travmasından kaynaklandığını öne sürmüştür.

Psikolojik danışmanlık merkezi bünyesinde çalışırken bu ekolü benimseyen psikologlar bu sebeple çocukluk dönemine ayrı bir önem verirler.

Bu travmalar tarafından bastırılan duygular yüzeye çıkar ve psikolojik danışmanlık veren terapist ve psikolojik danışmanlık alan danışan bunları aşmak için birlikte çalışır.

Psikanalizde özel olarak “Serbest Çağrışım” adı verilen bir teknik kullanılır. Terapist bir kelime söyler ve danışan da aklına gelen ilk kelimeyi söyler.

Terapi bu şekilde devam eder. Terapist daha sonra danışanın söylediği sözlerden (aldığı eğitime göre) anlam çıkarır ve kişinin bilinçdışını ortaya çıkarmaya çalışır.

Diğer bir yöntem olarak ise “Rüya Analizi” tekniği kullanılmaktadır. Rüya analizinde terapist, kişinin gördüğü rüya nesnelerinin bilinçdışı anlamlarını yorumlamaya çalışır.

Psikolojik danışmanlık sürecinde kullanılan bir diğer ekol de psikodinamik terapi olarak adlandırılır.

Psikodinamik terapi de Freud’un teorisine dayanan bir psikolojik danışmanlık yöntemidir.

Amacı psikanalize bilinç düzeyi açısından çok benzer olarak görebiliriz. Psikanalitik terapiler danışanlar ve terapistler arasında daha çok hareket eder.

Ancak psikodinamik terapi aynı zamanda başkalarıyla olan ilişkilere de odaklanır. Benlik saygısını ve olumlu bir bakış açısını güçlendirmek, kişinin yeteneklerini tanımak ve kendini değerlendirmekle ilgilidir.

Ayrıca çevremizdekilerle daha kaliteli ve işlevsel ilişkiler kurmayı hedefler. Psikolojik danışmanlık süreci sırasında kişi aklına gelen herhangi bir konu hakkında konuşabilir.

Paylaşmak istediklerini paylaşabilir ve terapist tarafından özgürce konuşması için teşvik edilir.

Bir terapistin yardımıyla, kişi geçmiş psikolojik travmanın (özellikle çocukluk) mevcut ilişkileri ve kararları nasıl etkilediğini fark eder.

Ve yine psikolojik danışmanlık yardımıyla bu olumsuz duyguların yol açtığı sorunları aşmaya çalışır.

Son yıllarda birçok psikolojik danışmanlık merkezi bünyesinde daha sık kullanılan bir diğer ekol ise bilişsel davranışçı terapi olarak adlandırılır.

Diğer yaklaşımlara göre gözlemlenmesi daha kolay olduğu için daha bilimsel olarak kabul edilir.

Araştırmalar, insanlar üzerinde büyük bir etkisi olduğunu ve ana akım psikolojide sıklıkla tercih edilen tedavi olduğunu göstermektedir.

Bilişsel davranışçı terapi, diğer psikolojik ekollerden farklı olarak geçmişten çok bugüne ve geleceğe odaklanır.

Bilişsel davranışçı terapiye göre düşüncelerimiz duygularımızı, duygularımız da davranışlarımızı etkiler. Bu üç unsur etkileşim halindedir.

Bir kişinin günlük işlevlerine müdahale eden otomatik olarak akla gelen fikirleri keşfederek ve bu fikirleri daha gerçekçi ve olumlu fikirlerle değiştirerek psikolojik sorunları ortadan kaldırmakla ilgilidir.

Danışmanlık sırasında kişiye çeşitli ödevler ve görevler verilebilir ki bu da danışmanlık sürecini belirleyen bir tedavidir.

İnsanların psikolojik durumunu etkileyen en önemli şey olayı nasıl algıladıklarıdır. Bu algı olumsuz olduğunda, aynı zamanda olumsuz hissettirir.

Olumsuz duygular da olumsuz davranışlara yol açar. Ancak daha işlevsel düşünme bu algıyı değiştirebiliyorsa, o kişinin duygu ve davranışları da işlevsel olarak değişecektir.

Özetle amaç; kişinin bilişsel çarpıklıklarını değiştirmek ve yerine başka anlamlı fikirler koymaktır.

Hem daha kısa vadeli hem de böylece daha işlevsel olduğu için birçok psikolojik danışmanlık merkezi de bilişsel davranışçı ekolü benimsemektedir.

Yukarıdaki psikolojik danışmanlık ekollerinin aksine, hümanistik ekol, terapistin terapist-danışan ilişkisinde otoriteye sahip olması gerektiği fikrine karşı çıkmıştır. İnsan yaklaşımına göre herkes eşit olmalıdır.

Bu nedenle terapistlerden danışanlarına empati, anlayış ve güven göstermeleri beklenir.

Bilişsel davranışçı terapi gibi yönlendirici değildir. Psikolojik danışmanlık sürecinde terapist, duygu ve düşüncelerini doğrudan danışanına iletir.

Danışanların da ayrıca duygularını açık gönüllülerle paylaşmaları beklenir. Terapi sırasında danışan, terapistin onları koşulsuz olarak sevdiğine ve saygı duyduğuna inanmalıdır.

İnsancıl terapi de denilen hümanistik bakış, Maslow’un arzular hiyerarşisinden ve ardından Carl Rogers tarafından geliştirilen terapiden doğdu.

Hümanist yaklaşıma göre insanlar, Maslow’un hiyerarşisinde bu ihtiyaçları karşılama eğilimindedir. Kendini gerçekleştirme bu ihtiyaçların başında gelmektedir.

Kişi kendini tanıdığında; olmak istediğin “ideal” kişi olmak yönüne eğilir. İnsancıl terapi kendini gerçekleştirmeye katkıda bulunmak ister.

Gestalt terapisi, insancıl bir yaklaşıma dayanan bir psikolojik danışmanlık şeklidir. Gestalt terapisinde, burada ve şimdi nasıl hissettiğimiz çok önemlidir.

Geçmiş deneyimlere çok fazla odaklanmaz. Gestalt terapi sayesinde danışanlar olumsuz düşüncelerinin farkına varır ve bu düşüncelerin “gerçek benliklerini” fark etmelerini nasıl engellediğini anlarlar.

Psikolojik danışmanlık süreci sırasında genellikle kişiye nasıl hissettiği ve kişinin zihninde neler olduğu sorulur.

Terapistin yardımıyla kişi, kendisinin ve duyularının daha çok farkına varır, şimdiye ve sorumluluklarına odaklanır.

Terapinin amacı, psikolojik danışmanlık merkezi bünyesinde destek alan kişinin nerede olduğunu ve nasıl hissettiğini tanımak ve sorumluluklarını tanımaktır.

Danışmanlık desteği alan danışanlar kendilerini daha iyi tanıyabilir ve kurdukları ilişkilerde ve yaşamın diğer alanlarında daha etkili olabilirler.

Kısaca özfarkındalık sayesinde hayatının iplerini ya da en azından düşüncelerini alıp, olayı işlevsel bir şekilde yorumlama becerisi kazanır. Bir diğer psikolojik danışmanlık yöntemi de şema terapidir.

Şema terapi, Jeffrey Young ve arkadaşları tarafından tedavisi zor kabul edilen kişilik bozuklukları ve ruh sağlığı sorunlarının üstesinden gelmek için geliştirilmiş bir psikolojik danışmanlık yöntemidir.

Son yıllarda birçok psikolojik danışmanlık merkezi bünyesinde psikolojik danışmanlık desteği veren psikolog bu ekolü benimsemektedir.

Kronik depresyon, kronik anksiyete, kişilerarası ilişkiler, yeme bozuklukları, madde bağımlılığı gibi sorunların çözümünde etkilidir.

Bilişsel davranışçı terapi, gestalt terapi, psikodinamik terapi, kişilerarası terapi, özne ilişkileri ve bağlanma teorisi gibi yöntem ve teorileri kullanarak sorunları daha geniş bir perspektiften ele alabilir.

Şema terapi, bireyin şeması ile diğerleri arasındaki ilişkiye odaklanan bir yöntemdir.

Özellikle çocukken yaşanan olumsuz deneyimler, erken dönem uyumsuzluk şemalarının oluşmasına neden olur.

Mentalium Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak klinik ortamda bu olumsuz deneyimleri deneyimlemekte ve uygulamada sık sık karşılaşmaktayız.

Erken dönem uyumsuzluk şemaları yaşam boyu süren, tekrarlayan ve zararlı kalıplardır.

Ancak, meydana gelen sorun hakkında bir bakış açısı sağlarlar. İnsanlar, zarar görseler bile, sorunu bu açıdan ele alırlar.

Bu nedenle, ilk uyumsuzluk şeması tekrar etmeye devam edebilir. Bu durumun nedeni şemalara çok aşina olmamızdır.

Örneğin terk edilmekten korkan bir kişi kısa süreli bir ilişkiye girebilir. Bu nedenle, onun da tatmin edici bir ilişkisi olamaz.

Ama kendini terk edilmekten korur. Şeması ne kadar güçlüyse, tetiklenme ve sorunlara neden olma olasılığı o kadar yüksektir.

Toplam 5 şema alanı ve 18 şema vardır. Son olarak, Mentalium Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak hizmet verdiğimiz kısa süreli çözüm odaklı terapiyi de tanıtmak isteriz.

Çözüm odaklı kısa terapinin kurucusu Steve Deshazer, neyin daha iyi olduğu hakkında konuşmanın, seanslarda danışanların kendilerini daha iyi tanımalarına ve kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olduğunu gözlemlemiştir.

Diğer seanslarda, danışanın iyileşmekte olduğu duruma odaklanarak daha iyi bir seansa geldiğini görmüştür.

İlk seanstan itibaren kendini daha iyi hissetmenin danışanları için önemli ve büyük bir adım olduğuna inanmıştır.

Bu gözlemlerden sonra Deshazer, bu psikolojik danışmanlık sürecinde sorunu ayrıntılı olarak tartışmak yerine çözüme odaklanmanın daha iyi olduğunu fark etmiştir.

Sonuç olarak, psikolojik danışmanlık merkezi bünyesinde psikolojik destek almak isteyen kişi hedeflerine daha kısa sürede ulaşabilir.

Kısa süreli çözüm odaklı terapi hem çocuklar hem de yetişkinler için uygulanabilir bir psikolojik danışmanlık şeklidir.

Bu yöntemi uygulayan psikolojik danışmanlık merkezi felsefesi, “bozuk değilse tamir etme” anlayışını gösterir.

Süreci yönlendiren asıl kişi danışandır, çünkü danışan için sorun teşkil etmeyen durumlar psikolojik danışmanlık kapsamında değildir.

Danışman kendi zihninde hipotez üzerinde çalışmak yerine, danışanın problem olarak tanımladığı duruma önerilen çözümü analiz eder.

psikolojik danışmanlık merkezi

Psikolojik Danışmanlık Merkezi Bünyesinde Grup Terapi Olur Mu?

10-15 kişilik bir grup terapisinde, tüm grup üyeleri, benzer tanılara sahip olsalar bile, farklı yaşam deneyimlerine sahiptir.

Grup terapisi, hayatınıza yeni bir bakış açısı kazandırmak için harika bir deneyim olabilir.

Çalışmalar, bilişsel davranışçı terapi grubunun depresyonla mücadelede çok iyi sonuçlar aldığını göstermiştir.

Bu nedenle biz de Mentalium Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak hem Kadıköy hem de Şişli şubelerimizde grup terapisi desteği sunmaktayız.

Bir veya iki profesyonelle grup terapisinin önemli bir unsuru vardır ki bu da kişilerin paylaşıma teşvik edilmesidir.

Duygularınızı çevrenizdeki yabancılara ifade edebilmenize yardımcı olur. Kulağa korkutucu gelse bile paylaşmaktan çekinmemek gerekecektir.

Diğer katılımcılar deneyimlerini paylaşmaya istekli ancak endişeli olabilir, ancak bu düğüm yavaş yavaş çözülür.

Travma sonrası stres bozukluğunun ve majör depresyon gibi psikolojik sağlık sorunlarının varlığı halinde, tek başınıza acı çektiğinizi veya hiç kimsenin mücadelelerinizi anlamadığını düşünmek kolaydır.

Ancak grup terapisi uygulanmaya başladığınızda bunun doğru olmadığını hemen anlarsınız.

Bir psikolojik danışmanlık merkezi bünyesinde 10-15 kişinin bir araya geldiğini ve benzer sorunlara sahip olduğunu görürsünüz.

Elbette, hepimizin kendi bakış açıları ve deneyimlerimiz var. Ancak, bu durumu başkalarıyla birçok yönden paylaştığınızı bu psikolojik danışmanlık yönteminde görebilirsiniz.

Stanford Üniversitesi’nden Irvin Yalom tarafından yapılan bir araştırma, etkili akran etkileşimlerinin terapistlerle bire bir seanslardan daha faydalı olabileceğini bulabilmiştir.

Duyguları ifade etmek, acı, öfke ve üzüntü gibi güçlü duyguları azaltabilir. Duygularınızı paylaşmak, benzer psikolojik sorunlarla mücadele etmeye çalışan insanlarla çevrili olduğunuzda size destek verebilir.

Grup terapisinde konuştuğunuzda kendiniz hakkında da bir şeyler öğrenirsiniz. Konuşana kadar duygularımızın farkında olmayabiliriz.

Bu kendini ifşa, psikolojik danışmanlık sürecinin iyi sonuç vermesinin nedenlerinden biridir. Psikolojik sorunu ifade ederek kendinizi tanıyabilirsiniz.

Grup terapisi, sosyal kaygı, depresyon, öfke kontrolü veya diğer rahatsızlıklardan muzdarip insanlar için çok etkilidir.

Psikolojik danışmanlık merkezi bünyesindeki bu oturumu yöneten profesyonel güvenli bir atmosfer yaratmak için büyük çaba gösterecektir.

Size diğer katılımcılara deneyimlerini sorma ve kendinizle ilgili endişelerinizi paylaşma özgürlüğü verirler.

Grup terapisi, insanlarla nasıl etkileşim kurduğunuz hakkında daha fazla bilgi edinmek için harika bir fırsattır. Aşırı özür dileyen bir insan mısınız?

İnsanları cümlenin ortasında rahatsız ediyor musunuz? Psikolojik yönden neler yaşadığınızı ve neler hissettiğinizi anlayan psikologlar bu yönden size destek olabileceklerdir.

Ne yazık ki, hiçbirimiz davranışlarımızı tam olarak gözlemleyemeyiz. Çok utangaç olduğunuzu düşünebilirsiniz, ancak diğerleri sizi dışa dönük olarak görüyor.

Ya da gerçekten daha yakışıklı olmaya çalışıyorsun ama gelinen noktanın sinirlendirdiğinin farkında değilsin.

Kolaylaştıran etkenler, grup terapisini güvenli ve rahat bir yer haline getirmeye çalışır, böylece kendinizi öğrenme ve geliştirme fırsatınız olur.

İlk grup terapi seansınıza gitmek korkutucu olabilir. Ama zamanla, bu sorunları yaşayan grubun hiçbir şekilde yalnız olmadığını anlayacaksınız.

Kapıyı yabancılara açmak, kendiniz ve zihinsel sağlığınız hakkında önemli gerçekleri öğrenmenize yardımcı olur.

Eğer siz de ister bireysel isterse grup psikoterapi desteğine ihtiyaç duyduğunuza inanıyorsanız, bize ulaşabilirsiniz.