Baba (The Godfather) serisi, dünya sinema tarihini en çok etkileyen, IMDB en iyi 250 film sıralamasında ilk üç sırada yer alan ve üç filmden oluşan bir başyapıttır. Marlon Brando, Al Pacino, Robert De Niro ve Andy Garcia gibi önemli yıldızların yer aldığı film Sicilya’dan New York’a göçmüş bir İtalyan mafya ailesinin hikayesini anlatmaktadır. Serinin ilk filminde Marlon Brando’nun canlandırdığı Don Vito Corleone karakteri daha ön plandayken ikinci filmde babasının ölümüyle ailenin başına geçen Michael Corleone (Al Pacino) karakteri başroldedir. Serinin üçüncü ve son filminde ise Michael artık yaşlanmış ve işleri yeğeni Vincent (Andy Garcia) devralmıştır. Baba (The Godfather) serisinin dünya sinema tarihinin en iyi suç filmi olması ve antisosyal kişilik bozukluğu bulunan kişilerin sık sık suç öğeleri barındırmaları sebebiyle biz de bu yazımızda antisosyal kişilik bozukluğunu bu seri üzerinden incelemeye karar verdik. Yazımızın devamında öncelikle kısaca antisosyal kişilik bozukluğu hakkında bilgi verdikten sonra film üzerinden bu kişilik bozukluğunu inceleyeceğiz.

Suç İşleme Alışkanlıkları Vardır

Antisosyal kişilik bozukluğu bulunan kişiler, 15 yaşından beri süregelen şekliyle, diğer insanların haklarını hiçe sayma veya haklarına tecavüz etme eğilimi gösterirler. Hukuka ve toplumsal davranışlara aykırı şekilde yaşar ve süregelen biçimde cezaevine girmelerine sebep olacak eylemlerde bulunurlar. Antisosyal kişilerin önemli bir kısmı hırsızlık, yan kesicilik, çek senet tahsilatı, tetikçilik, haraç, gasp, silah ve uyuşturucu ticareti ve çete faaliyetleri gibi suçları devamlı işler ve bunların neticesinde de tutuklanarak cezaevine gönderilirler. Ancak antisosyalleri sadece şiddet uygulayan kişiler olarak da görmek yanlıştır. Bazı antisosyaller de hiç şiddet uygulamadan bu kişiliğin özelliklerini sergileyebilirler. Dolandırıcılar bahsettiğimiz bu grupta yer alır. Örneğin; ponzi vb. saadet zinciri olarak adlandırılan sistemleri kullanarak binlerce kişiyi dolandıranlar güzel bir antisosyal kişilik örneğidir. Aynı zamanda zimmetine para geçiren beyaz yakalı çalışanlar veya politikacılar yine antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olabilir. İnsanları aldatır ve onları kandırmaktan da zevk alırlar. Sık sık yalan söylerler ancak yalanları açığa çıktığında ise hiç utanmaz ve mahcubiyet hissetmezler.

Sorumluluk Almazlar

Dürtüsel olurlar ve başlarına gelecek şeyleri hesap etmeden davranırlar. Birilerini yaraladıklarında veya öldüklerinde kendilerine veya çevrelerine bir zarar geleceğine dair kaygı yaşamazlar. Uzun süreli planları yalnızca karşısındaki kişiden intikam alabilmek için yaparlar. Çok çabuk sinirlenir ve bir anda kavga başlatırlar. Yaşamlarında sürekli bir şiddet ve kavga olgusu vardır. Çocukları ve eşlerinin sorumluluğunu almazlar ve onlarla ilgilenmezler. Başkalarından sürekli borç alır ancak geri ödeme yapmazlar. Kredi kartından yüklü miktarda harcama yapar ancak taksitlerini ödemezler. Başkalarının mallarını çalar, adam yaralar veya öldürür ancak hiçbir pişmanlık hissetmezler. Vicdan azabı çekmezler. Yaptıkları eylemin karşılığında pişmanlık yaşamazlar çünkü yaptıkları için onlar haklıdır. Örneğin; zengin bir kişiyi gasp etmiştir çünkü kendisi yoksuldur. Zenginler yoksulları yoksul hale getirdikleri için gasp edilmeye hak etmektedir antisosyallere göre. Zenginden alıp fakire verdiklerini söyleyenler genellikle antisosyal kişilik bozukluğuna sahiptirler.

Sonny ve Dürtüsel Davranışları

Baba serisinin ilk filmi ile antisosyal öğeleri incelemeye başlayalım. New York’un ünlü beş mafya ailesinden birinin yıllardır başında olan Vito Corleone, kendisine uyuşturucu ticareti teklifi ile gelen Türk lakaplı Solozzo tarafından sokak ortasında vurulmuştur. Bunun üzerine Vito’nun büyük oğlu Sonny Corleone intikam yemini etmektedir. Sonny, tam manasıyla bir antisosyal örneğidir. Dürtüsel davranışlar sergiler. Aldığı kararlar genellikle anlık ve fevri kararlardır. Şiddet uygulamaktan çekinmez ve en ufak şeylerde dahi ağır darp vb. yaptırımlar uygulayabilir. Çok kolaylıkla birinin ölüm emrini verebilir.

Sonny, babasının vurulması üzerine Solozzo ile ortaklığını öğrendiği rakip ailelerden Tattaglia ailesinin liderinin oğlu Bruno Tattaglia’nın ölüm emrini verir. Bu ölüm aynı zamanda üç sene sonra intikam sonucu kendi ölümüne de sebep olacaktır. Sonny aynı zamanda sürekli birilerine şiddet uygulama eğilimindedir. Filmin başlarında kız kardeşinin düğününde fotoğraf çeken bir gazeteciyi polislerin önünde hırpalamış ve makinasını kırmıştır. Kız kardeşinin eşini sokakta ciddi derecede darp etmiş ve asker olarak tanımladıkları tetikçilerinden birinin ölüm emrini vermiştir.

Vito, Hırsızlık ve Cinayet Üçgeni

Ana karakter Vito Corleone’nin şiddete olan eğilimi, cinayetleri, çıkar amaçlı suç örgütü kurma hikayesi vb. antisosyal öğeleri ise gençliğinin anlatıldığı serinin ikinci filminde yoğunlaşır. Baba II’de küçük Vito henüz 9 yaşındayken öncesi babası, sonra abisi ve en son annesini öldüren Sicilyalı bir mafya babasından kaçarak New York’a gelir. 20’li yaşlarındayken yaşadığı mahallenin yerel mafyası Don Fanucci’nin yeğeninin dükkânda işe alınması sebebiyle işinden ayrılmak zorunda kalır ve iki arkadaşıyla hırsızlık yapmaya başlar. Filmde gördüğümüz ilk antisosyal öğe budur ve suç dünyasına girişi de bu şekilde olmuştur.

Ardından Don Fanucci kendisinden haraç isteyince haraç vermemek için onu evine girerken öldürür. Anlık sinir yerine tasarlayarak adam öldürmektedir artık. Don Fanucci’nin yerini almakla beraber birçok yasadışı faaliyette bulunmaktadır. Birçok kişi serinin ilk filminde Vito’nun uyuşturucu işine girmek istememesini antisosyal olmadığına yorabilir ancak çete faaliyetleri, adam yaralamak veya öldürmekten çekinmemesi, çıkar sağlamak için birçok eylemi gerçekleştirmesi, öldürdüğü veya ölüm emrini verdiği kişilerin daha çok bunu hak ettiğini vurgulaması Vito karakterine antisosyal diyebilmemizi sağlayacaktır.

Antisosyaller Vicdan Azabı Yaşamaz

Michael Corleone ise antisosyal kişilik bozukluğu incelemesi açısından çok ilginç bir karakterdir. Serinin birinci ve özellikle ikinci filminde rahatlıkla antisosyal izlemini verirken serinin üçüncü filminde yaptıklarından ciddi şekilde pişmanlık duyması ve vicdan azabı yaşaması akılları karıştırmaktadır. Örneğin; serinin ikinci filminde kendisine ve aileye ihanet eden abisi Fredo’nun ölüm emrini vermiştir. İkinci filmde herhangi bir pişmanlık öğesine yer verilmemiştir ancak üçüncü filmde şeker ve kalp hastalığına sahip olması bu ölüme bağlanmaktadır. Yaşlanan Michael abisinin ölümünü hiç unutamamakta ve son nefesinde dahi vicdan azabı duymaktadır. Aynı zamanda seri boyunca hem ailesine çok değer vermektedir hem de yasadışı işler sebebiyle başta eşi ve çocukları olmak üzere aile üyeleriyle arası bozulmuştur. Eşine birinci ve ikinci seride devamlı yasadışı işlerden çekilme sözü vermesine karşın bir türlü bunu başaramamış ve ikinci filmde eşiyle boşanmıştır. Eşine boşanma öncesi şiddet uygulamış ve oğlunu da ihmal etmiştir. Oğluyla bu sebeple arası açılmıştır.

Michael Corleone ve Pişmanlık

Serinin birinci ve ikinci filmlerinde yaşanan tüm antisosyal öğeler üçüncü filmde Michael tarafından silinmek istenmektedir. Artık yasallaşmanın zamanı geldiğine inanmaktadır ancak yine de birçok ölüm emrini vermekten çekinmez. Tek fark artık geçmişte yaşananlardan vicdan azabı duymasıdır. Bu nedenle Michael karakteri ilginç bir tablo sergilemektedir. Sinema çevrelerinde üçüncü filmin senaryosu yazılırken Michael karakterinin yaşadığı pişmanlık ve vicdan duyguları için psikiyatri uzmanlarından destek alındığı belirtilmektedir. Baba (The Godfather) serisi, içindeki karakterlerin suç dünyasının birer figürleri olması ve detaylı psikolojik analizlere sahip olması sebebiyle antisosyal kişilik bozukluğunun öğelerini incelemek açısından oldukça değerlidir.