Bağımlı Anneler

Bağımlılık; herhangi bir maddenin fizyolojik, psikolojik veya sosyal bazı problemlere sebep olmasına rağmen, kullanımına devam edilmesi, kullanmama isteğine karşın kullanılması ve madde alma isteğinin engellenememesidir. Bağımlılık, bir zümreye, cinsiyete veya sosyokültürel yapıya ait bir sorun değildir. Herkes bağımlı olabilir çünkü bağımlılık bir beyin hastalığıdır. Herhangi bir cinsiyete ait olmadığını belirttik. Bu da annelerin de bağımlı olabileceğini bize söylemektedir. Peki bağımlı annelerde neler görünür ve bebek bu durumdan nasıl etkilenir?

Fetal Alkol Sendromu

Kadının gebelik esnasında alkol kullanımı sonucu gelişen ve bebekte fiziksel, nörolojik ve zihinsel bozukluklara sebep olan bir rahatsızlıktır. Fetal alkol sendromu önlenebilir bir sorundur. Önleyebilme yolu da gebelikte annenin hiç alkol kullanmamasıdır. Bebekte oluşabilecek zekâ engelinin en önemli nedeni Fetal Alkol Sendromu (FAS) olarak görülür. Zekâ geriliğinin dışında ayrıca kalp ve beyinde anomaliler, iskelet sisteminde bozulmalar, büyüme ve gelişme gerilikleri, merkezi sinir sistemi sorunları ve motor becerilerde güçlükler yaşanır. Ayrıca bebeğin öğrenme, bellek, odaklanma, problem çözme, konuşma ve duyma sorunları yaşamasına sebep olmaktadır. FAS aynı zamanda bebeğin dış görünüşünde de bazı sorunlara yol açar. Bebeğin gözleri daha küçüktür, burnu daha basıktır, yanakları düz, dudakları ise oldukça incedir. Çocuğun yaş almasıyla beraber bu sorunlarda gerileme görülebilir. Bu saydığımız tüm sorunların yaşanmaması adına gebelik esnasında kadının alkol kullanmasını kesinlikle önermiyoruz.

Neonatal Yoksunluk Sendromu

Neonatal yoksunluk sendromu, uterus içerisindeyken bebeğin bağımlılık yapan maddeye maruz kalması sebebiyle yeni doğan bebeğin yoksunluk semptomlarıyla ve fiziksel bağımlılıkla doğmasıdır. Anne madde bağımlısıdır ve gebelik öncesinde kullandığı gibi gebelik haberini aldıktan sonra da kullandığı maddeyi almaya devam etmektedir. Anneden beslenen bebek aynı annenin kendisi gibi annenin kanında dolaşan bağımlılık yapıcı maddeye maruz kalmaktadır. Doğum itibariyle de aynı yetişkinlerde gözlemlenebilen şekilde madde yoksunluk belirtilerini yaşamaya başlar. Eroin kullanımı olan annelerin bebeklerinde neonatal yoksunluk sendromunun görülme sıklığı %90 gibi çok yüksek oranlara dahi ulaşabilir. Bağımlılık yapan maddenin yoksunluk belirtileri bebeğin doğumu itibariyle genellikle ilk 48 ve 72 saat içerisinde meydana gelir. Doğumdan öncesi son 24 saat içerisinde anne madde almışsa yoksunluk sendromu görülme olasılığı artmaktadır. En sık görülen belirtiler havale, titreme ve hiperirritabilitedir. Bebekte aşırı öfke hali mevcuttur. Diğer bebeklere göre daha hareketli görünür. Uyku sorunu yaşanabilirken bebek yüksek ve tiz bir ses ile ağlar.

Bebekle Yeteri Kadar İlgilenemez

Bağımlılık, kişinin yalnızca bedenini ve ruhsal yapısını değil aynı zamanda sosyal yaşantısını da değiştirir. Bağımlı kişinin artık hayatının merkezinde kullandığı madde vardır. Bir bağımlı sabah kalktığında maddenin yoksunluk krizine girebilir. Evde madde olmadığını anlayınca torbacı dediğimiz madde satan kişi ile iletişime geçer. Madde için para bulmaya çalışır çünkü birçok bağımlının maddi durumu ciddi anlamda bozulmuştur. Madde almak amacıyla para bulmuştur ve torbacıdan maddeyi alır. O gün için kendisine yetecek kadar miktarda madde satın alır. Eve gelir ve maddeyi kullanmaya başlar. Maddenin etkisi geçtikten bir süre sonra tekrar madde alması gerekebilir. Bir günü hep maddeyi düşünmekle geçer. Bağımlı anneler de bu durumu yaşarlar. Madde kullanımı sebebiyle bebeğinin bakımını gerçekleştirme konusunda yetersiz kalabilir. Madde etkisindeyken yaptıkları sebebiyle bebeğine istemeden de olsa zarar verebilir. Örneğin; bonzai kullanıcısı bir anne bebeğini uyutmuşken aynı yatakta madde alıp maddenin etkisiyle uyuyakalınca yatağın yanmasına sebep olabilir. Bebekte belki de geri dönüşümü mümkün olmayacak yanıklar oluşabilir. Ayrıca yoksunluk belirtileri yaşayan anne ciddi bir öfke patlaması esnasında bebeğine şiddet uygulayabilir. Görüldüğü gibi annenin madde etkisinde olması da madde yoksunluğu yaşaması da oldukça zarar verir.

Çocuğa Yanlış Rol Model Olur

Çocuklar gelişir ve büyürken başta anne ve babaları olmak üzere aile büyüklerini rol model alır. Örneğin; bir kız çocuk annesini örnek alırken onun gibi giyinir, onun gibi makyaj yapar ve onun takılarını takmaya çalışır. Fiziksel özelliklerini taklit ettiği gibi aynı zamanda davranışlarını da rol model alır ve kendisini modeline benzetir. Sigara içen bir annenin çocuğu da annesinin içtiği sigaraya özenir. Kâğıt parçasını rulo yapar ve duman çıkarıyormuş gibi üflemeye başlar. Çocuğun düşüncesi annesi eğer sigarayı içiyorsa sigaranın sağlığa zararlı olmadığı yönündedir. Annesinin yanlış yapmayacağını düşünür. Anne elinde sigara varken bu hareketi görür ve çocuğuna kızar. Sigaranın sağlığa zararlı olduğunu söyler çocuğuna bağırırken. Çocuk kritik soruyu sorar: Anne, madem zararlı sen niye içiyorsun? Alkol bağımlısı bir annenin çocuğunda da ileride alkol sorunu yaşanması olasıdır. Evde sürekli alkole maruz kalan çocuk zaman içerisinde alkol alımı ile su içmek arasında herhangi bir fark olmadığını düşünmeye başlar. Annenin sürekli alkol kullanımı ile bağımlılık çocuğun algısında normal bir alışkanlık statüsüne evrilir. Bu nedenle iyi bir rol model olmak isteyen annenin bağımlı olduğu madde her neyse onu bir an evvel bırakma girişiminde bulunması gerekmektedir.

Bu yazı 09 Mayıs 2020 tarihinde güncellenmiştir.

WhatsApp chat