Yakınım Neden Bağımlı Olduğunu Kabul Etmiyor?

Bağımlılık, psikolojik veya fiziksel sorunlar yaratmasına rağmen madde kullanımına devam etmesi, bırakmak istemesine rağmen bırakamaması ve alma isteğini sonlandıramaması ile belirgin bir beyin hastalığıdır. Bağımlılık bir günde oluşmadığı gibi birkaç günde de iyileşecek bir sorun değildir. Bağımlılığın bazı süreçleri vardır. Bağımlı ailelerinin yaşadığı en kritik sorunlardan biri de bu süreçlerle ilgilidir.

Bazı dönemlerde bağımlılar kullandıkları maddeye bağımlı olmadıklarını ifade edebilirler. Kısacası bazı bağımlılar kendilerinin bağımlı olmadığını düşünebilirler. Aileler bu konuda çoğu zaman çaresiz kalmakta ve çözüm bulmakta zorlanmaktadır. Bağımlıların bağımlı olduklarını kabul etmemelerinin birkaç sebebi vardır.

Bağımlılık Yaptığını Bilmiyordur

Uyuşturucu veya uyarıcı fark etmeksizin tüm maddeler bağımlılık yapmaktadır. Bazı maddelerin bağımlılık yapma hızları diğerlerine göre daha düşük olabilir. Ancak bu durum söz konusu bu maddelerin bağımlılık yapmadığını anlamına gelmez. Uyuşturucuların üretilme amaçları zaten kullanan kişinin tekrar tekrar kullanması üzerine dayalı olan ticari bir hedef üzerine kuruludur. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi bazı maddelerin bağımlılık yapma süreleri daha kısa olmaktadır. Örneğin; eroin esrara göre çok daha hızlı bağımlı yapabilir. Eroin kullanan kişi ilk kullanımda dahi bağımlılık geliştirebilir.

Esrar kullanan biri ise birkaç denemenin ardından bağımlılık geliştirebilir. Bu süre farkı esrarın bağımlılık yapmadığı anlamına gelmez. Ancak bu tür yanlış inanışlar bağımlılar arasında oldukça yaygındır. Ot olduğu ve zarar olmadığı yanlış inancı ne kadar yaygınsa esrarın bağımlılık yapmadığına yönelik yanlış inanış da bir o kadar yanlıştır.

Hazır Hissetmiyor Olabilir

Bağımlının bağımlı olduğunu kabul etmeme sebeplerinden biri de kendisini bu durum ile yüzleşmeye hazır hissetmemesi olabilir. Bağımlıların yaşantıları çevrelerinden görünen kadar rahat değildir. Kendi iç dünyalarında birçok yüzleşmeyle karşı karşıya gelirler. Birçoğu da bu kısır döngü benzeri yüzleşmelerle başa çıkamadıkları için kullanmaya devam edebilirler.

Bağımlı belli bir dönem bağımlı olduğunu kabul etmez çünkü kendisinin bir hasta olduğunu reddeder. Bunu kendine yakıştıramaz ve zayıflık göstergesi olarak düşünebilir. Ancak bağımlılık kesinlikle bir zayıflık göstergesi değildir. Herkes bağımlı olabilir. Nasıl herkes tansiyon veya şeker hastası olabiliyorsa, bağımlılık da bir o kadar kişinin başına gelme ihtimali olan bir hastalıktır. Ancak bağımlı olduğunu kabul etme konusunda kendisini hazır hissetmeyen kişi için bu süreç biraz daha uzun sürecektir.

Aileyle İnatlaşıyor Olabilir

Bağımlılık tüm aile fertlerini ilgilendiren önemli bir hastalıktır. Bağımlılık sadece bağımlıyı ilgilendirmez ve tüm aileyi etkiler. Bu sebeple bağımlı kadar ailesi de bu sürecin zorluklarını yaşamaya başlar. Aile üyeleri bağımlının madde kullanımını öğrendiği zaman çeşitli tepkiler verebilirler. Örneğin; bazı aileler durumu inkâr ederler. Çocukluklarının kullanmadığını, çevredekilerin çocuklarını kıskandığını ve dolayısıyla yalan söylediklerini dahi iddia edebilirler. Bu davranış aslında ailenin çocuklarına bu yeni durumu konduramadıklarını da göstermektedir.

Ancak inkar etme soruna çözüm getirmemesinin yanı sıra soruna çözüm sunulmasını da geciktirir. Ailenin bağımlıya yaklaşımı oldukça önemlidir. Bağımlıyı zorla tedaviye ikna etmeye çalışmak veya kandırarak onu tedaviye götürmek ona bağımlı olduğuna yönelik farkındalık kazandırmaz. Bu durumda öncelikle ailenin bağımlılık ile ilgili bilgilenmesi ve sonra da öğüt vermeden bağımlıya bağımlı olduğunun farkındalığını kazandırması gerekir.

Bağımlılığı Yanlış Biliyor Olabilir

Bağımlılık, toplumun önemli bir kesimi tarafından bilinmeyen ancak toplumu da bir o kadar fazla ilgilendiren bir toplumsal sorundur. Bu kadar önemli bir sorunda bağımlılığın yeteri kadar farkındalık kazanmamış olması ise bağımlılığı kabullenme ve tedavi süreçlerinde engel teşkil edebiliyor. Bazı bağımlılar bağımlılığın nasıl bir hastalık olduğunu bilmedikleri ya da farkında olmadıkları için bağımlı olmadıklarını düşünebiliyorlar.

Örneğin; AMATEM’e giden bir alkol bağımlısı orada madde yoksunluk krizine giren ve saldırgan davranışlar sergileyen bir başka bağımlıyı gördüğünde onun gibi olmadığını düşünerek bağımlı olmadığını söyleyebiliyor. Ancak sadece saldırgan olan veya yoksunluk krizine girenler bağımlı değildir. Yoksunluk sürecini atlatmış veya saldırganlık sergilemeyen bireyler de bağımlı olabilir. Diğerleri gibi olmadığını ve bağımlılığın kendisinden çok uzakta olduğunu kabul etmemeleri de tedaviye başlama sürecini erteleyebiliyor. Yine bu noktada aileye büyük iş düşüyor. Aile üyelerinin önce bağımlılık konusunda bilgilenmeleri ve bağımlıyı da adeta stratejik bir kampanya uygulayarak eğitmesi gerekiyor.

Ailenin Yaptığı Yanlışlar Sebebiyle Olabilir

Aileler yakınlarının bağımlı olduklarını öğrendiklerinde çok farklı tepkiler gösterebilirler. Bazı aileler bu durumu inkar etme yoluna gidebilirler. Kendi yakınlarının bağımlı olamayacağını düşünerek durumu görmezden gelme yolunu tercih edebilirler. Bu şekilde hareket ederek bağımlılığın devamlılığına sebep olabilirler. Bazı aileler de bağımlı yakınlarını evden kovabilir veya terk edebilirler. Bu da tamamen yanlış bir durum değerlendirmesidir ki bağımlının kendisi gibi bağımlı arkadaşlarına dahil olmasına neden olabilir.

Bağımlı kişi madde kullanım ortamında bağımlı olduğunu kabul etmeden madde kullanarak yaşamına devam edebilir. Bazı aileler de şiddet uygulama seçeneğini devreye sokabilirler. Şiddet uygulayarak bağımlılığın son bulacağını ve bağımlının korkup çekinerek maddeden uzak kalacağını düşünebilirler. Ancak diğer yöntemler gibi bu yöntem de oldukça yanlıştır. Şiddet hiçbir zaman çözüm yöntemi olmayacağı gibi bağımlılıkta tam tersi bozulan aile bağlarını daha da zayıflatacaktır. Bağımlının bağımlılık sorununu kabul etmesinden önce ailenin bağımlılık sorununu kabul etmesi gerekir. İşte o zaman işler daha kolay olacaktır.

Bazı Maddelerin Bağımlılık Yapmayacağına İnanıyor Olabilir

Bağımlılardan öte toplumun önemli bir kısmında bazı bağımlılık yapıcı maddelerin aslında bağımlılık yapmadığına yönelik düşünceler mevcuttur. Bu düşünceler toplumda olduğundan daha fazla şekilde bağımlılar arasında inanışa sahiptir. Bazı maddelerin diğerlerine göre daha yoğun ve hızlı bağımlılık yaptığı kaçınılmaz bir gerçektir. Örneğin; eroin maddesi esrar maddesine göre çok daha hızlı ve güçlü bağımlılık yapar.

Eroinin yoksunluk belirtileri esrara göre çok daha güçlü hissedilmektedir. Esrarın yoksunluk belirtileri daha çok ruhsal ağırlıklı iken eroin maddesinin yoksunluk belirtileri ise ciddi anlamda ağır ve şiddetlidir. Bu şiddetli yoksunluk belirtileri arasında kusma, mide ve kas krampları veya burun akıntısı sayılabilir. Bu nedenle eroinin bağımlılık yaptığı neredeyse herkes tarafından bilinse de esrarın bağımlılık yapmadığı düşünülür.

Esrar Bağımlılığı Ne Derecededir?

Esrar hakkında “Ottur zararı yoktur” düşüncesi her ne kadar yaygın olarak düşünülse de esrar bağımlılık yapacaktır. Yalnızca esrarın bağımlılık yapma şiddeti eroin vb. bazı maddelere göre daha düşüktür. Özellikle esrar, alkol ve uyarıcı haplar gibi maddelerde bu yüzden bağımlılığı kabul etmeye karşı direnç daha fazla görülmektedir. Bağımlı yıllardır bu maddeleri kullanıp bağımlılık tanı kriterlerinin önemli bir kısmını karşılamasına rağmen yine de bağımlı olduğunu kabul etmeyebilir. İşte bu nedenle bağımlılık konusunda doğru bilgilendirme ve farkındalık önemlidir.

Her maddenin birbirinden bağımsız olduğu ve bağımlılık yapıcı özelliği olduğunu vurgulamalıyız. Toplumun bağımlı olsun veya olmasın tüm kesimlerinde esrar başta olmak üzere zevk verici maddelerin bağımlılık hastalığına sebep olabileceği özellikle vurgulanmalıdır. Tolerans şiddeti veya kullanım sıklığı ne olursa olsun tüm uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin bağımlılık yapabileceği unutulmamalıdır. Gerekirse aile de uygun bir şekilde öğüt verme yoluna girmeden bağımlıya kendisinin sorunu olduğu anlatmalıdır.

Yukarda belirttiğimiz tüm bu engeller bir bağımlının kullandığı maddeye karşı bağımlılık geliştirdiği gerçeğini değiştirmez. Bağımlı bu sorunu kabul etmese bile aile üyeleri kabul etmeli ve destek almaya başlamalıdır. Tedaviye bağımlının gelmemesi durumunda ise aile üyeleri gelmeli ve bağımlılık hastalığının nasıl bir sorun teşkil ettiğini öğrendikten sonra adeta bir ekip halinde yakınlarını tedaviye motive etmelidir.

 

 

Bağımlılık denilince akla nedense ilk olarak uyuşturucu maddelere  gelir bunların arasında da en yaygın olan esrar akıllara gelmektedir. Bu durum neden böyledir bilinmez ama bir gerçek vardır ki esrar  insanların sağlığı için büyük bir tehdittir ve bağımlılık yapar. Ülkemizde satışı yasal değildir. Bu konuyu daha detaylı anlattığımız esrar bağımlılığıyla ilgili yazımızı okumak için mentaliumist.com/esrar-bagimliligi/ linke tıklamanız yeterli olacaktır.

Günümüzde yaşamımızı idame ettirebilmek için elbette hepimiz para kazanmak için çabalarız. Ancak bir yol vardır ki şans yoluyla kolaydan para kazanmak evet doğru bildiniz kumardan bahsediyoruz. Kumar insanlara her ne kadar cazip gelse de  insanı batıran bir borç bataklığıdır. Kumar bağımlılık yapan bir şeydir ve kurtulmak çok zordur Kumar bağımlılığının ne olduğu ve tedavisiyle  ilgili yazımızı hemen okumak için mentaliumist.com/kumar-bagimliligi-nedir-tedavisi-nasildir/  linke tıklamanız yeterli.

Diğer tüm psikolojik sorunlarınız ya da merak ettikleriniz için sizi mentaliumist.com/blog adresindeki yazılarımızı okumaya davet ediyoruz.

Bu durumlar için kendinizi yönetemiyorsanız ve durum gittikçe içinden çıkılmaz bir hal alıyorsa yapmanız gereken tek şey mentaliumist.com/iletisim kısmından bize ulaşmak ve tedavinize başlamamız. Merak etmeyin hiç olmadığınız kadar rahat hissedeceksiniz.

Bu yazı 02 Kasım 2020 tarihinde güncellenmiştir.

WhatsApp chat