Bipolar Bozukluk Tedavisi

Bipolar Bozukluk Tedavisi

Bipolar bozukluk, yani duygu durum bozukluğu ciddi bir rahatsızlık olarak nitelendirilse de terapiler ve uzman önerileri ile etkilerinin azalması ve yaşam kalitesinin artması mümkündür. 

Kendinizde bipolar bozukluk belirtileri olup olmadığını incelemek ve bipolar bozukluğun nelere sebep olabileceğini öğrenmek için sayfamızı inceleyebilir ya da hemen bizimle iletişime geçerek ilk randevunuzu alabilirsiniz.

Bipolar Bozukluk Nedir? Tedavi Süreçleri Nelerdir?

Öncelikle belirtmeliyiz ki bipolar bozukluğun tedavi sürecinde ilk olarak ilaç tedavisine başvurulmalıdır. İlaç tedavisi almayan kişinin psikoterapi süreçleri de düzenli bir şekilde yürüyemez ve atakların kontrolü de zorlaşır. Bu sebeple, bipolar bozukluk tedavisinde kesinlikle bir psikiyatrist kontrolünde düzenli ilaç kullanımı ve birlikte yürütülebilir şekilde kişinin psikolojik destek alması şarttır. Tedavide kullanılan ilaçları birlikte tanıyalım. Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise, aşağıda bahsedeceğimiz ilaç gruplarının mutlaka uzman bir doktor kontrolünde kullanılması ve ancak uzman doktorun kararıyla kesilmesi gereklidir. Aksi takdirde, tedavide başarı şansı olumsuz etkilenmektedir.

Bipolar bozukluk tedavisinde ilk olarak kullanılan ilaç grubuna Duygudurum Düzenleyiciler diyoruz.

Mani ve depresyon ataklarının ileri boyutlara ulaşmaması ve şiddetinin artmasını engelleyen ilaçlardır. Bu ilaçlar aslında koruyucu ilaçlardır çünkü bu ilaçlar adından da anlaşılacağı gibi kişinin mani ve depresyon uçları olan duygudurumunu düzenler ancak duygudurum bozukluğunun sebebini ortadan kaldırmaz. Bazı gördüğümüz vakalarda kişiler duygudurumları düzene girmeye başladığında iyileştiklerini ve artık tedavinin sonuca ulaştığını düşünerek ilacı doktora danışmadan keserler ancak ilacı doktor kontrolü dışında kesinlikle kesmemek gerekir. İlacı kesen bu kişiler aslında henüz iyileşmemiş ancak duygudurumları durağan hale gelmiştir.

Duygudurum düzenleyiciler ile beraber tedavinin tüm dönemlerinde kullanılan ilaç türü antidepresanlardır. Antidepresanlarla ilgili olarak danışanlarımızdan aldığımız olumsuz tepkilerden çoğu kullanıma başlanmasına rağmen etkilerin kısa vadede görülmemesidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken şey antidepresanların etkilerinin birkaç hafta içerisinde görülmeye başlamasıdır. Bu sebeple, antidepresan kullanmaya başlayan kişilerin ilacın etkilerini görmesi için bir süre sabretmesi gerekmektedir. Antidepresanlar ile ilgili bir diğer olumsuz yargı ise ilaçların oluşturduğu yan etkilerdir. Antidepresan seçimi yan etkilere göre belirlenmektedir ve uzman hekim tarafından değiştirilebilir. Bu yüzden, bipolar bozuklukta antidepresan kullanan kişiler olumsuz yan etkileri gördükleri zaman bu durumu hekim ile mutlaka görüşmelidir. Antidepresanların da kullanımı, dozajı ve kesilmesi mutlaka hekim kontrolünde olmalıdır ve kişi hekime bilgi vermeden ilacı kendi başına kesmemelidir.

Antipsikotikler ise bipolar bozukluğun tedavisinin akut döneminde kullanılmalıdır. Bu sınıftaki ilaçlar, halüsinasyon, hezeyan, dürtüsellik ve öfke kontrolü için kullanılmaktadır. Danışanlarımıza antipsikotikleri kullanırken kilo, tansiyon, şeker ve kolestrol ölçümlerini yaptırması ve görüştüğü uzman hekime ölçüm değerlerinin bilgisini vermesini ilaç tedavisi süresince tavsiye etmekteyiz.

Özellikle son yıllarda bipolar bozukluğun tıbbi tedavisinde çok etkili yöntemler kullanılmasına rağmen atakların nüksü gerçekleşebilir. Atakların nüksetmesinde birçok faktör etkilidir. Düzensiz ilaç kullanımı, kişinin alkol ve madde kullanımı, fazla stresli yaşam koşulları ve düşük işlevsellik seviyesi nüksetmede önemli belirleyicilerdendir. Bipolar bozuklukta alkol ve madde kullanımının sık olarak görülmesi sebebiyle bipolar bozuklukta atakların nüksetmesini engellemek amacıyla alkol ve madde kullanımı kesilmelidir. Merkezimize bipolar ve madde kullanım bozukluğu eştanıları ile gelen danışanlarımıza aynı zamanda bağımlılık konusunda da destek olmaktayız.

Bipolar Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?

Nasıl Tedavi Ederiz?

Bipolar bozukluk tedavisinin başarı şansının artması, ilaç tedavisine ek olarak psikososyal desteğin varlığına bağlıdır. İlk önce bipolar bozukluğun nasıl bir rahatsızlık olduğu konuşulmalıdır. Kişinin mani ve depresyon dönemlerini ve bu dönemlerde ortaya çıkan belirtilerin ne olduğunu bilmesi oldukça önemlidir. Buna ek olarak, kişinin atakları ne zaman yaşadığı, hangi dönemlerde ortaya çıktığı, nasıl bir sıralama izlediği, atakların tetikleyicilerinin neler olduğu ve atakları nasıl daha güvende atlatabileceklerini bilmeleri psikososyal tedavide en önemli amaçlardandır. Bunu öğrenebilmek amacıyla danışanımıza bir çizelge oluşturması ödevi verir ve bir sonraki görüşmede bu atakların çizelgesini birlikte inceleriz. Tüm psikososyal müdahalelerin ortak amacı, kişinin bipolar bozukluğu daha iyi anlamasını sağlamak, erken uyarı işaretlerinin ve tetikleyicilerin farkına varmasını ve nüksü önleme için acil durum planı oluşturmasını sağlamaktır. Bilişsel Davranışçı terapi, örneğin, bipolar bozukluğu olan kişilerin aktif problem çözme sayesinde günlük stres etkenleriyle mücadelesine yardımcı olur. Buna ek olarak, kişiye kendi düşüncelerini, duygudurumunu ve aktivitelerini izlemesini ve düzenlemesini öğretir. Tıbbi müdahalenin yanında, yavaş yavaş yükselen duygu durumunun tam bir mani dönemine dönüşmesini önlemek için izlenebilecek bazı yollar bulunmaktadır. Mani dönemini önleyebilmedeki en önemli davranışsal müdahale, aktiviteleri sınırlandırarak normal bir düzeyde tutmaktır. Kişinin bir haftasını; sorumluluklarına, keyif veren aktivitelere, uyku ve dinlenmeye dengeli bir şekilde zaman ayırmaya dikkat ederek planlaması ve organize etmesi tavsiye edilir.

Hipomani olabileceğine dair şüpheleri başladığında aktivite düzeyini takip edebilmesi için ayrı bir aktivite çizelgesi tutması ve onu normal çizelgesi ile karşılaştırması önerilir. Eğer aktivite düzeyinde belirgin bir artış olduğunu fark ederse kendisini yavaşlatması ve normal aktivite çizelgesine dönmesi hedeflenir. Aile üyelerinden ya da arkadaşlarından bunu yapma konusunda yardım isteyebilir. Kişi, mani dönemini önlemek için yeteri kadar dinlenebilmeli, rahatlayabilmeli ve kendisini yavaşlatabilmelidir. Kendisine erken uyarı işareti verebilecek belirtilerin bir kısmını fark ettiğinde şunları uygulayabilir. Örneğin; kişi, hareket artışına rağmen hiç dinlenmeye ihtiyaç duymadığını fark ettiğinde, sevdiği sakin bir yerde yavaş yürüyüş yapabilir veya uzun, rahat bir duş alabilir. Bu stratejiler kendisinin mutlu olmasını engellemeye değil, maniye doğru yükselen duygu durumunun önüne geçmeye yöneliktir.

Şimdi Randevu Alın!

    WhatsApp chat