Korku, kişinin belirsiz bir durum karşısında tehdit algılaması sonucu ortaya çıkan ve kişiyi olumsuz yönde etkileyen bir duygudur. Herkes bilinçli veya bilinçsiz, dolaylı veya direkt korkuya kapılmıştır. Hepimiz korku karşısında farklı tepkiler gösterebiliriz. Tabi burada önemli bir diğer nokta da korkunun şiddetidir. Bazı korku yaratan durumlarda kaç-savaş tepkisini uygulayabilirken bazı aşırı korku tetikleyicisi durumlarda ise donakalır ve tepki gösteremeyebiliriz. Örneğin; ormanda karşımıza bir hayvan çıktığında kaç-savaş tepkisini uygulayabiliriz. Ya hayvandan hızlıca kaçarız ya da hayvanla mücadele etme yoluna gideriz. Ancak terör saldırısı gibi aşırı korku yaratan durumlarda ise donakalıp tepki veremediğimiz zamanlar da olabilmektedir. Korku duygusunu yaşamamıza birçok neden vardır ancak yaşantımızı en çok etkileyen ve kişinin yaşamında en ciddi yaralara neden olanlar aile içi korku tetikleyicileridir. Çocuğunuzu korkutarak yetiştirmekten vazgeçmelisiniz. Aksi takdirde, çocuğunuz korkuyu öğrenmiş ve benimsemiş olacaktır.

Bunları Yaparak Çocuğunuzu Korkutuyorsunuz

Alay Ederek Onu Eğitemezsin

Çocuk veya yetişkin fark etmeksizin bireyle alay edilmesi sağlıklı bir eğitim yöntemi değildir. Onun yanlışları veya eksiklerini ona yapıcı bir şekilde göstermedikçe alay etmek ilişkinizin bozulmasına yol açacaktır. Birçok ebeveyn ne yazık ki erken çocukluk döneminden itibaren çocukla alay ederek onun yeteneklerini geliştirebileceğini düşünmektedir. Ancak bu tam tersine çocuğun yaptığı şeyden korkmasına, çekinmesine ve uzaklaşmasına yol açacaktır. Çocuğunuzu eğitmek ve daha iyi olmasını istiyorsanız alay etmekten kaçının ve durumu sağlıklı bir şekilde beraber analiz etme yoluna başvurun.

Başkalarının Yanında Onu Küçük Düşürmeyin

Çocuğunuzu yalnız da yanınızda biri varken de asla alay ederek yetiştirmeyi denemeyin. Onu özellikle başkalarının yanında küçük düşürerek motive edebileceğinizi veya hırslandırabileceğinizi asla düşünmeyin. Bu durum tam tersine çocuğun ruhsal açıdan uzun yıllar önemli sorunlar yaşamasına neden olabilir. Başkalarının yanında çocuğunuzu küçümsemeniz çocuğun özgüven eksikliği yaşamasına neden olacaktır. Mümkün olduğu kadar çocuğunuzu başkaları varken desteklemeye çalışın. Aksi takdirde çocukta zaman içerisinde yetersizlik hissinin yaşamasına sebep olabilirsiniz.

Onu Tehdit Etmekten Vazgeçin

Çocuğunuzu korkutarak ona istediklerinizi yaptırabileceğinizi düşünmeyin. Çocuklar korkutulabilir, itaat ettirilebilir ancak zorla yaptıkları şeyi benimsemezler. Size gücü yettiği ve bağımsızlığını almaya başladığı anda intikam alma hissiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bazı aileler çocuklarını evden kovmakla tehdit ederek bazı şeyleri yaptırmaktadırlar. Çocuğunuzu sizin kadar hakkı olan yuvasından kovmakla tehdit etmek çok büyük bir hatadır. Çocuğun size karşı güven duygusunun azalmasına sebep olabilir. Her an veya herhangi bir yaptığı davranış neticesinde evden gönderileceğini düşünür. Bu olumsuz duygu ve düşünceler de çocuğun gelecek yıllarda aileye karşı güvensizlik hissi yaşamasına neden olabilir.

Şiddet İçerikli Videolar İzletmeyin

Şiddet öğrenilmiş bir davranıştır. Çocuklar da belli bir yaşa kadar televizyon vb. yayın organlarından öğrenimlerini devam ettirebilirler. Bu noktada ailelere çok önemli roller düşmektedir. Ebeveynler kendileri takip ediyor olsa bile bazı dizileri çocuğun yanında izlememelidir. Şiddet içerikli sahnelerin ağırlıklı olduğu bir filmi de çocuklarınıza izlettirmemelisiniz. Çocuklar kahramanlaştırdıkları ve hatta bazen rol model aldıkları dizi karakterlerini içselleştirir ve onun davranışlarını sergilemeye başlarlar. Şiddet içerikli videolar izleterek aynı zamanda onların yaşına uygun olmayacak şekilde korkular yaşamalarına da neden olabilirsiniz. Bu nedenle kesinlikle çocuklarınıza şiddet içerikli videolar izletmeyin.

Sevdiği Nesneyi Yok Etmeyin

Ebeveynlerin sıkça yaptığı en önemli yanlışlardan biri de çocuğunu cezalandırmak amacıyla sevdiği nesneyi yok etmeleridir. Sevdiği nesnenin yok olması ile beraber çocuğun ceza alacağı ve bir daha yaptığı hatalı davranışı tekrarlamayacağını düşünürler. Ceza sistemi psikolojide oldukça tartışmalı bir konudur. Üstelik bir ebeveynin çocuğunun sevdiği nesneyi yok etmekle tehdit etmesi da çok yanlıştır. Korkutarak, ceza vererek ve sevdiği bir nesneyi yok ederek çocuğun davranışlarında olumlu değişime sebep olunamaz. Yok ettiğiniz her nesnede çocuğunuzun hayallerini de yok ettiğinizi unutmayın.

Çocuğunuzu Bir Hayal Kırıklığı Olarak Görmeyin

Ailelerin yaptıkları önemli yanlışlardan biri de çocuklarını değersizleştirmektir. Bazı ebeveynler çocuklarına dolaylı bazıları da doğrudan yollardan değersizlik fikrini aşılarlar. Çocuğa kendini değersiz hissettirmenin en yaygın yollarından biri de onu bir hayal kırıklığı olarak nitelendirmektir. Özellikle mükemmeliyetçi ebeveynlerde bu durumu sıkça görmekteyiz. Mükemmeliyetçi bakış açısıyla çocuğa yaklaşan ebeveyn onun tam bir hayal kırıklığı olduğunu ve hiçbir işe yaramadığını belirtebilir. Bu davranış sistematiği çocuğun kendisini zamanla değersiz hissetmesine ve buna uygun bir yaşantı tercih etmesine sebep olacaktır. Kendisini değersiz ve yetersiz gören ve bu şekilde korkutulan çocukların yetişkinlikte önemli ruhsal sorunlar yaşadığını görmekteyiz. Çocuğunuz sizin en değerli hazinenizdir, hazineniz değersiz olabilir mi?

Çocuğunuza Dengesiz Davranmayın

Bazı ebeveynler çocuklarına karşı bir gün çok anlayışlı davranırken ertesi gün ise çok anlayışsız olabiliyorlar. Çocukların ise ebeveynlerinden en önemli beklentilerinden biri ise onların dengeli davranışlar sergilemeleridir. Örneğin; dün eve geldiği gibi bağıran ve olmadık yerlerde kavga çıkarmaya çalışan bir babanın ertesi gün anlayışlı ve naif görünmesi çocuğun kendisini kötü hissetmesine neden olur. Bu durum çocukta babasına karşı korku duygusunu da beslemesine neden olabilir. Bu sebeple dengeli davranışlar sergilenmesi gerekmektedir. Kaldı ki siz yalnızca çocuğunuzun ebeveyni değil, aynı zamanda onun rol modelisiniz de. Ebeveyn olarak ona karşı sergilediğiniz davranışlar gelecekte onun örnek alacağı rol modelin de davranışlarıdır. Bu nedenle sizin iyi bir rol model olmadan önce iyi de birer ebeveyn olmanız gerekmektedir.

Alkol/Madde Bağımlılığınız Varsa Tedavi Olun

Aile içi şiddetin en önemli kaynaklarından biri de ebeveynlerden birinin bağımlılık sorununun varlığıdır. Bu şiddet çoğu zaman psikolojik şekilde olduğu gibi bazen fiziksel de olabilir. İki durumda da çocuğunuzu korkutmuş olursunuz. Alkol ve madde gibi bağımlılık yapıcılar sizin muhakeme yetilerinizi kaybetmenize neden olabilir. Birçok alkol ve madde bağımlısı çocuklarını çok sevdiklerini ancak alkol veya madde etkisi altındayken çocuklarını farkında olmadan korkuttuklarını da belirtirler. Alkol ve madde etkisi altında yapılan davranışlar gerçekten de kişinin kontrolü dışında gerçekleşen türdendir. Bu durumda sizin yapabileceğiniz bir şey olabilir çünkü bağımlılığı kişinin kendisinin sonlandırması zor olabilmektedir. Ancak destek almak sizin elinizdedir. Eğer akşam alkol ve madde etkisi altında aile üyelerinize sergilediğiniz davranışlardan pişman olup suçluluk duyuyorsanız yardım almanın zamanı gelmiştir. Alkol ve madde bağımlılığı bulunan bireyin ebeveyn olduğu ailelerde yetişen çocuklarda da ileriki dönemlerde bağımlılık riski oldukça yüksektir. Özetle, çocuğunuzu korkutmanın dışında aynı zamanda onun bağımlılık geliştirme riskini de yükseltmiş olursunuz.

Biliyoruz ki hayat çok yoğun ve zor, her birimiz bir koşturmaca içersindeyiz. Zamanımız sınırlı olsa da, sadece çocuğa ayırdığımız bir zaman yaratmak, onun değerli hissetmesini sağlayacak ve ona verdiğimiz önemi hissettirecektir. Parka gitmek, beraber yemeğe gitmek, bazen onun kurallarıyla onun yönettiği bir oyunu oynamak gibi küçük şeyler bile çocuğun özgüveni açısından oldukça faydalı olacaktır.

Diğer tüm psikolojik sorunlarınız ya da merak ettikleriniz için sizi mentaliumist.com/blog adresindeki yazılarımızı okumaya davet ediyoruz.

Yahut aklınıza bir şey takılırsa veya bizden profesyonel destek almak istiyorsanız da mentaliumist.com/iletisim adresinden randevu alabilir ve süreci başlatabilirsiniz. Sağlıklı günler diliyoruz.