Kardeşlik ilişkileri, çok çocuklu ailelerin en çok ilgisini çeken konuların başında gelmektedir. Kardeşin doğumu, daha büyük olan çocukta değişik duyguların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Öncelikle, büyük çocuğun yeni doğan kardeşini koruma ve ona karşı ilgi gösterme davranışları gelişir. Öte yandan, bir yandan da yeni doğan kardeşiyle beraber bir sıkıntı da beraberinde gelir.

Büyük Çocuğun Tepkisi

Yeni bebeğin doğumunun ardından doğal olarak özellikle anne başta olmak üzere tüm ailenin dikkati ve ilgisi yeni doğana doğru kayar. Böylece büyük çocuğa daha az zaman ayrılmaktadır. Büyük çocuk ile daha az ilgilenilir, daha az oyun oynanır ve ona daha az zaman ayrılır. Büyük olan çocuk, bu durumda iki şekilde tepki gösterebilir. Ya anne babaya karşı kırgın ve sinirli olacaktır ya da yeni doğana karşı aynı hisleri geliştirecektir. Bu durum aynı zamanda büyük olan çocukta aileye karşı güven kaybına ve terk edilmişlik duygusunun yaşanmasına sebep olmaktadır. Büyük çocuk kardeşine karşı nefret hisleri besler ve bazı durumlarda da aynı küçük kardeşi gibi annesinden meme emmek de isteyebilir. Kardeşini taklit ederek annesinin küçük kardeşi kadar kendisine ilgi göstermesini hedeflemektedir. Ayrıca annesinden tamamen uzaklaşan ve içine kapanıp yemek dahi yememeye başlayan çocuklar da vardır.

Kardeş Kıskançlığı

Kardeş kıskançlığının en büyük nedeni, büyük çocuğun üzerinde yoğunlaşmış ilginin aniden yeni doğan kardeşe kaymasıdır. Anneler bu noktada yeni doğanın bakımını üstlenmek zorundadır ancak baba da bu kıskançlığı engellemek için büyük çocukla ilgilenebilir. Bu sayede büyük çocuk terk edilmişlik hissini yaşamayacaktır. Aynı zamanda anne de yeni doğanın bakımıyla ilgili olarak büyük çocuğa görevler verebilir ve onun yardımına ihtiyaç duyduğunu hissettirebilir. Bu sayede büyük çocuğa sorumluluk da verilmiş olur. Ayrıca bebeğe karşı olumlu yaklaşım için çocuğun bebeğe karşı iyi davranması ödüllendirilebilir ve takdir edilebilir. Büyük çocukların anne ve babasının doğru yaklaşımı ile birlikte kardeşlerine karşı davranışlarında çok hızlı ve olumlu değişimler gözlemlenebilir. Örneğin; anne evde yokken veya mutfakta yemek yaparken annesini göremediği için ağlayan kardeşini kucaklar, ona sarılır ve teselli eder. Ayrıca küçük kardeşin gelişiminde abi/ablasının olması çok önemli bir faktördür. Bebeğin gelişiminde büyük çocuk bir öğretmen gibi bilmediği şeyleri ona öğretir. Onu korur ve kollar, zor durumlarda liderlik üstlenir. Böylece, büyük çocukların sorumluluk üstlenme, liderlik vasıfları ve kendi kendine yetme davranışları da oldukça gelişmiştir.

En Büyük Çocuk

Alfred Adler’e göre en büyük çocuk, ailenin ilk göz ağrısıdır. Doğumu itibariyle tüm gözler onda olmuş ve tüm ilgiyi üzerine çekmiştir. Ailenin bütün maddi ve manevi imkanlarına o sahiptir çünkü henüz daha hiçbir kardeşi yoktur. İlk çocuk olduğu için tüm pasta onundur adeta. İlk çocukların yaşadığı olumsuzluklar da yok değildir. Her şeyden önemlisi ailenin ilk çocuğu olduğu için anne ve babası çocuk bakımında tecrübesizdir ve tecrübeyi onun üzerinde edinecektir. İlk çocuklardan beklenen hep kusursuz olmalarıdır. Anne, baba ve aile büyüklerinin beklentileri oldukça yüksektir bu çocuk ile ilgili. Haklarında çok fazla beklenti olduğu için çok çalışmaları gerekmektedir. Hep en önde olmak ve yarışı önde bitirmek zorundadırlar.

İkinci Çocuk

İkinci çocuk veya iki kardeşin küçüğü, doğar doğmaz anne ve babanın ilgisini, dikkatini ve sevgisini ikiye bölerek paylaşmak durumundadır. Doğar doğmaz hem sevgiyi hem de ailenin maddi olarak imkanlarını büyük kardeş ile paylaşmak zorunda olduğu için hep bir yarışta ve tetikte olma hali içerisindedir. Başarılı olmak ve imkanlardan yararlanmak için abisi/ablası ile yarışmak ve kazanmak zorundadır. Hedefi abisi/ablasını mağlup etmektir. Abisi/ablası ile mücadele ederken iki davranış tarzı da geliştirebilir. Büyük kardeş ile olan yarışta hep kaybedeceğini düşünüp karamsar ve çekingen bir halde olabileceği gibi bir yandan da adeta evin içinde asi ve savaşçı bir ruh da kazanabilir. Biraz önce belirttiğimiz gibi anne ve babalar, ilk çocuklarda acemiliğin de etkisiyle birçok yanlış yapar. İkinci çocuğun şansı, daha tecrübeleri ebeveynler tarafından yetiştirilmiş olmasıdır. Anne baba tecrübe kazanarak çocuğun yerine sorumluluk almamayı öğrendikleri için bu çocuklar daha sağlıklı koşullarda yetişir ve kendi kararlarını kendileri verirler.

Ortanca Çocuk

Ortanca kardeş ise kendini çok bahtsız olarak görürler. İlk çocuk, ailenin ilk göz ağrısıdır. Ortanca çocuğun düşüncesine göre ilk çocuğa ailenin sevgisi farklıdır. Kendisinden küçük kardeşin de daha küçük olduğu için daha çok ilgiye ve sevgiye ihtiyacı olduğunu düşünür. O ise arada kalmış ve sevgi gösterilmeyen biridir.

En Küçük Çocuk

En küçük kardeş, ailenin şımarık ve hep küçük kalan çocuğu olarak görülür. Ailenin ilgisi yaşı itibariyle hep onun üzerindedir ve zaten tüm ilgiye hâkim olduğu için büyük kardeşleriyle savaşmasına ve rekabet içinde kalmasına gerek bile yoktur. Bu çocuklar ailede gördükleri ilginin ve sevginin benzerini büyüdüklerinde çevredeki insanlardan görürler. Dünyanın merkezinde onlar vardır ve ailenin narsisistik bireyi onlardır.

Tek Çocuk

Adler, tek çocukların konumunu ise özellikle vurgulamaktadır. Özellikleri itibariyle Adler’e göre, tek çocuklar, en büyük çocuğa benzemektedirler. Ebeveynlerinin bütün maddi ve manevi imkanlarına sahip olan tek çocuklar, her zaman spot ışıkların altındaki yıldızlar gibi göz önünde ve tektirler. Kendisine özel davranışların olmasını ilerleyen yaşlarda talep edebilirler. Ailenin beklentileri çok yüksektir ve bu yönden de en büyük çocuğa çok benzerdirler. Bu çocuklar özellikle bencil ve bağımlı şekilde yetişebilirler.

Kardeş kıskançlığına ebeveynlerin müdahalesi çok önemli ve belirleyicidir. Kardeşlerin arasındaki ilişkinin yıllar sonraki seyrini dahi belirlemesi açısından ebeveyn davranışları çok önemlidir. Aynı zamanda küçük kardeşin büyüme ve gelişmesi yönünden büyük çocuğun payı çok büyüktür. Doğru ebeveyn müdahalesi ile büyük çocuk sorumluluk alıp adeta bir anne baba gibi çocuğa ilgi gösterip onu büyütecektir.