Fobi Tedavisi

Fobi Tedavisi

Belirli bir nesne, durum ya da canlıya karşı panik oluşturacak şekilde yoğun bir korku ya da endişe duyuyorsanız, sizde fobi sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Bu korkularınız ilerlemeden psikolojik destek almalısınız. Mentalium Psikoloji olarak fobi tedavisi için psikolojik destek sağlıyoruz.

Kendinizde fobi belirtileri olup olmadığını incelemek ve fobilerin nelere sebep olabileceğini öğrenmek için sayfamızı inceleyebilir ya da hemen bizimle iletişime geçerek ilk randevunuzu alabilirsiniz. Fobi tedavisi olan bir ruhsal rahatsızlıktır. 

Fobi Nedir?

Fobi, kaygı bozuklukları arasında yer alır. Kişinin belli bir duruma, canlı veya cansız bir varlığa, mekana yönelik yoğun korku duyması ve bu durumdan kişinin gündelik hayatının etkilenmesi anlamına gelir. Her canlı içgüdüsel olarak korku duyduğunda veya tehdit hissettiğinde kaçınma davranışı geliştirir ve bu aslında insanlar için koruyucu bir mekanizmadır. 

Bu haliyle korku yaşamın sürdürülebilmesi, olası önlemlerin alınması bakımından olağan ve gereklidir. Bu durumda sadece kaçınma davranışı nedeniyle kişide fobi olduğu söylenemez ve fobi tedavisi de gerekli değildir.

Fakat korkunun kontrolden çıktığı, günlük hayatı kısıtladığı noktalar vardır. Mesela kişi kaçınsa da bir rahatlama geliştiremezse ve tüm hayatını bu şekilde kaçınma üzerine planlarsa bu korku mekanizması artık onun hayatına hizmet etmez. Tam tersine onun hayatını ele geçirmeye ve kontrol etmeye başlar. 

İşte tam bu durumlarda fobi tanımı kullanmamız gerekebilir. Fobi sorunu yaşayan kişiler bu korku hallerini olması gerektiğinden daha şiddetli yaşarlar, durumları daha fazla tehdit edici olarak algılarlar ve bu sebepten korku duyulan durumlardan kaçınma davranışı sergileyebilirler.

Fobi nesnesi ile karşılaşıldığı durumlarda korkuya ek olarak panik hali de görülebilir. Korku duyulan mekan, nesne veya durumdan kaçınılmaya başladığında ve hayatı ona göre planlamaya başlandığında bu durum fobi halini alır dönüşür. Fobi korku halinden daha şiddetli bir hale gelir. Fobi tedavisi bu noktada artık kaçınılmaz hale gelmiş olabilir. 

Fobi içeriğine göre değişmekle birlikte kişinin hayatını etkileme düzeyi farklıdır fakat en nadir karşılaşılabilecek fobi türleri bile (örnek: yılan fobisi) kişinin hayatını etkiler. Fobi tedavisi kişinin özellikle yaşantısı etkilendiğinde kaçınılmaz hale gelebilir. 

Sosyal Fobi Nedir
En Sık Görülen Fobiler

Fobi Çeşitleri Nelerdir?

Özgül Fobi: Özgül fobi, belirli bir nesneye ve durumlara karşı şiddetli bir korku duyma halidir. Fobi bulunan kişi için ortada açıkça görülen spesifik bir nesne veya mekan vardır ve kişide bu durumlara karşı sürekli ve yoğun bir korku hali hakimdir. En sık görülen özgül fobi türlerine ise köpek,yılan,örümcek, yüksek alan,su fobisi gibi örnekler verilebilir. Özgül fobi tedavisi diğer fobilerin tedavilerine oranla en sık kliniğe başvurma sebepleri arasındadır.

Yükseklik Fobisi (Akrofobi): En sık görülen fobi çeşitleri arasında ikinci sırada yükseklik fobisi (akrofobi) vardır. Bu fobi türünde ise birey, yüksek binalara çıkamaz ve aşağıya bakamaz. Yükseklik fobisi (akrofobi) bulunan kişiler aynı zamanda asansör kullanamazlar ancak asansörden kaçınma sebepleri asansörün bozulması ve içinde mahsur kalınması veya kapalı alan korkusu değildir. 

Yükseklik fobisi üzerine olan bu korku tamamen asansörün yukarı doğru hareket etmesiyle ilgilidir. Akrofobi bulunan kişiler balkonda oturamaz ve merdivenlerde aşağı doğru bakamazlar.

Kan Fobisi (Hemofobi): Kan fobisi (hemofobi) bulunan kişiler “Beni kan tutar” sözünü duyabileceğiniz kişilerdir. Herhangi bir sakatlanma anında, ceset gördüğünde, kan verdiğinde, iğne yaptırdığında veya diş çektirdiğinde kalbi daha hızlı atmaya başlarsa, bayılma veya bulantı gözlemleniyorsa kişide kan fobisi (hemofobi) olduğundan söz edilebilir. 

Çok önemli tıbbi operasyonlara ihtiyaç duyulduğunda dahi, kan fobisi olanlar korkuları sebebiyle tedaviye yanaşmazlar. Bazı vakalarda kan kelimesini duyunca baygınlık geçirenler de mevcuttur.

Gök gürültüsü Fobisi: Gök gürültüsü fobisi olan kişiler, sürekli hava durumu takibinde bulunurlar. Meteoroloji bültenlerini takip eder ve hayatını bu doğrultuda şekillendirirler. Eğer hava gök gürültülü ise fobi sebebiyle o zaman da evlerinden dışarı çıkmaz ve mümkün olduğu kadar bu sesi duymamaya çalışırlar. Bu kaçınma davranışı için her önlemi alabilirler.

Uçak korkusu: Uçak kazası yapacaklarına dair korkular yaşayan uçak korkusu olan bu insanlar, uçağa binmekten kaçınarak gidilecek yere çok daha zahmetli yöntemler izleyerek giderler. Örneğin; İstanbul’dan KKTC’ye gidecek kişi, uçak korkusu sebebiyle, maksimum 1 saat 50 dakika sürecek bir uçuş yerine ilk önce Mersin’e kara yolu ile ardından da KKTC’ye feribot ile geçmek zorunda kalırlar. Bu da uçak korkusu sebebiyle 24 saatlik bir yolculuk edeceğini gösterir. 

Uçak korkusu olan kişiler uçağa binmek zorunda kalırlarsa da her durumu veya sesi olası bir kaza riskine göre yorumlarlar. Uçak korkusu en sık görülen fobiler arasında düşünülmektedir. Uçak korkusu sebebiyle kişinin sosyal yaşantısı kadar iş yaşamı da oldukça olumsuz etkilenmektedir. Uçak korkusu yaşayan kişilerde kaçınma davranışı öyle haller alabilir ki bu sebeple şehirler arası seyahat yapacak iş imkanlarından uzak durabilirler. 

Yalnızlık fobisi (Otofobi): Akşam ve gece saatlerinde artış göstererek seyreden yalnız kalma korkusudur. Evde tek başına kaldığında gergindir ve eve hırsızların girdiğini düşünebilir. Fobi tedavisi özellikle kişinin sosyal yaşantısını olumlu şekilde değerlendirmesini sağlamak üzerine gerçekleştirilebilir. 

Klostrofobi: Kapalı mekânlarda yaşanan korkuya klostrofobi denilmektedir. Klostrofobi bulunan kişilerde asansörde kalmak, alçak tavanlı çatı katlarında oturmak, kapısı kapalı şekilde giden toplu taşıma araçlarında seyahat etmek ve metro istasyonlarında bulunmak ciddi bir sorundur. 

Klostrofobi sorunu olan kişiler kapalı yerlerde sıkışıp kalacaklarını, oradan kesinlikle çıkamayacaklarını, nefes alamayacaklarını ve boğulacaklarını düşünürler. Klostrofobi sayesinde sinema salonlarına genelde gidemezler ancak gitseler de çıkışa en yakın koltuklarda otururlar. Hamamlarda veya buharlı banyolarda boğulduklarını hisseder ve çıkmak isterler.

Yutma fobisi: Yutma fobisi olan kişiler yemek yerken boğulma korkusu yaşayabilirler. Yutma fobisi sebebiyle su içerken dahi suyun boğazına kaçacağını ve boğulacaklarını düşünmektedirler. Bazı yiyecekleri kaçınma davranışı ile yemekten uzak dururlar. Yutma fobisi olan kişilerin çoğunda ciddi yeme bozuklukları gözlemlenmektedir. Bazı vakalarda ciddi derecede kilo kaybı görülür.

9 Farklı Fobi

Helyofobi Güneş’ten korkma

Filemafobi Öpmekten ya da öpüşmekten korkma

Patofobi Hasta olmaktan korkma

Tomofobi Ameliyat olmaktan korkma

Nekrofobi Cesetten korkma

Filofobi Sevmekten, aşık olmaktan korkma

Klostrofobi Kapalı yerlerden korkma. Kapalı ve basık yerlerden korkulur. Asansör, basık tavanlı odalar, koridorlar, kapıları kapalı ve kalabalık otobüsler, yeraltı çarşıları, metro, alt geçitler ve kilitli odalar kişi için yoğun korku ve kaygı oluşturur. Temel korku bu gibi yerlerde sıkışıp kalmak, nefes alamamak ve boğulmaktır.

Mekanofobi Makinelerden korkma

Agirofobi Caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkma

Agorafobi

Agorafobi, kişinin kolayca çıkış sağlayamayacağını düşündüğü mekanlarda yoğun kaygı ve korku yaşaması ve bu durumlardan kaçınması anlamına gelir. Agorafobi bulunan kişi genel olarak dışarı çıkmaktan korkar hale gelir. Bu davranışının altında dışarı çıkacağında kötü birşey olacağı hissi, panik atak geçireceği korkusu vardır. Agorafobi bulunan kişiler özellikle toplu alanlara girmekte oldukça zorluk çekerler ve bu durum günlük hayattaki işlevselliklerini son derece etkiler. 

Genelde agorafobi sorunu olan kişiler evi terk etmekten, kamuya açık alanlarda bulunmaktan, alışveriş merkezlerine girmekten, kabalık içerisinde bulunmaktan, sinema gibi kapalı alanlardan bulunmaktan ve uçak, tren, otobüs gibi araçlarda seyahat etmekten korkarlar. Agorafobi çok yaygın bir şekilde panik bozukluk ile birlikte görülür ve kişiler dışarıda atak geçireceklerinden ve yardımın onlara ulaşamayacağından yoğun kaygı ve korku duyarlar. Fobi tedavisi için kliniğe başvurularda agorafobi önemli bir paya sahiptir. 

Sosyal Fobi

Sosyal fobi, bir veya daha fazla sosyal ortamda yaşanan yoğun endişe ve kaygı halidir. Sosyal fobi tanısı alınması için sürekli olarak yaşanması önemlidir. Sosyal fobi için en az 6 aydır bu belirtilerin olması gerekmektedir. İkili diyaloglar, çok tanıdık olmayan insanlarla buluşmak, yemek yerken gözlemlenebilen bir yerde olmak ya da topluluk karşısında performans sergilemek sosyal fobi sorunu olan kişilerin zorlandıkları durumlara örnek verilebilir. 

Sosyal fobi tanısı olan kişilerin korkuları aşağılanmaya, dışlanmaya, insanlar tarafıdan kargılanıp utanmaya dayanır. Hemen hemen her sosyal ortamın kişi için tetikleyici olması, yoğun kaygı uyandırması gerekir. Sosyal fobi oluşumu için kişinin günlük hayatını etkilemesi gerekir. Örneğin; sunum yapmaktan kaçındığı için dersten kalınması. 

Sosyal fobi ile çekingenliğin karıştırılmaması gerekir. Sosyal fobi demek için kişide korkunun yanı sıra kaçınma davranışlarının olması gerekmektedir. Ya da kişi kaçmıyorsa, bu duruma katlanmaya kendisini zorluyorsa; büyük bir sıkıntı yaşar. Ayrıca sosyal fobi bulunan kişi korkularının aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir. Eğer gerçekten ortada korku duyulabilecek anlamlı bir olay varsa sosyal fobi diyemeyiz. 

Mesela, sözlüye hiç çalışmamış bir öğrencinin sınıfta adının çağrılmasından korkması çok öngörülebilir, duruma uygun bir korkudur. Sosyal fobi sorunu olan kişilerde korkulan durumla karşılaşıldığında bedensel belirtiler ortaya çıkar. Bunlara örnek olarak yüz  kızarması, terleme, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes kesilmesi, nefes darlığı, mide barsak sisteminde rahatsızlık, diyare, kas gerginliği, titreme diyebiliriz. 

Bu sırada genelde sosyal fobi tanısı olan kişinin aklında “güçsüzüm, yetersizim, çirkinim, beğenilmiyorum, sevilmeye layık değilim, hata yapmamalıyım, mükemmel olmalıyım, kaygılı olduğumu belli etmemeliyim, rahat davranmalıyım, kusursuz görünmeliyim, herkesin beğenisini kazanmalıyım” gibi düşünceler geçer. Bu sosyal fobi düşünceleri de kişinin durumdan kaçınmasına sebep olur. Sosyal fobi ile mücadele eden kişi korkulan ortama girmemeye, korkulan ortamı terk etmeye veya göz temasından kaçınmaya başlar. Sosyal fobi tedavisi mümkün olan bir ruhsal sorundur. 

Fobi Belirtileri Nelerdir?

Fobi belirtileri alt başlığı olduğu kaygı bozukluklarının genel belirtilerine çok benzerdir. Fobi belirtileri hem fiziksel hem de psikolojik olarak yaşanır. Kişiden kişiye değişebilmekle beraber fiziksel fobi belirtileri arasında; çarpıntı, yüzde ve vücutta kızarma, titreme, soğuk soğuk terleme, mide bulantısı, mide rahatsızlıkları, vücutta kaşınma, bunalım, bayılma ve nefes darlığı yer alır. Bayılma korkusu, ölme korkusu, kontrolü kaybedecekmiş hissi, yoğun kaygı ve korku hali ise psikolojik fobi belirtileri arasında sayılabilir. 

Fobi belirtileri ister fiziksel isterse psikolojik olsun kişinin yaşantısını büyük ölçüde etkileyebilecek düzeyde yaşanabilmektedir. Örneğin; uçak korkusu olan bir iş insanı uçağa binmekten ötürü yaşadığı korku sebebiyle kaçınma davranışı sergileyebilir. Uçağa bindiğinde öleceği korkusu gibi fobi belirtileri sebebiyle iş gezileri için çok fazla yorulmayı da göze alarak kara yoluna başvurabilir. Bu nedenle fobi belirtileri kişinin yaşantısını önemli ölçüde etkileyebilir. Bu sebeple fobi tedavisi bu belirtilerin de düzelmesini amaçlamaktadır. 

Fobi Tedavisi

Fobi tedavisi mümkün olan bir ruhsal bozukluktur. Kaygı bozuklukları arasında görülen fobi tedavisi kaygı bozukluklarının tedavisiyle birbirine oldukça benzer süreçleri içermektedir. Fobi tedavisi içerisinde duyulan korkunun şiddetinin azalabileceği gibi kalıcı olarak da fobi tedavisi mümkün olabilir. Yapılan araştırmalarda bilişsel davranışçı terapi yönteminin fobi tedavisi için başarısı göz önüne serilmiştir. Mentalium Psikoloji olarak bilişsel davranışçı terapi yöntemleriyle fobi tedavisi karşısında başarılı bir program uygulanmaktadır. 

Fobi tedavisi için yalnızca bilişsel davranışçı terapi yönteminin etkili olduğunu söylemek de çok doğru değildir. Aynı zamanda psikodinamik yaklaşım da fobi tedavisi için oldukça önemli görülmektedir. Fobi tedavisi için birincil amaç, kişilerin günlük hayattaki işlevselliğinin geri kazanılmasını sağlamaktır.

Fobi tedavisi süresince gerektiği zaman psikoterapi ile birlikte antidepresan ilaçlar da kullanılabilir. Bu kullanım çoğu kişide tedaviyi pozitif yönde etkiler. Ancak psikoterapi olmadan tek başına ilaç kullanımının uzun vadede yararı bulunmaz. Hatta araştırmalar da gösteriyor ki çoğu hastada tek başına ilaç kullanımı, kısa vadede dahi olumlu bir etkiye neden olmamaktadır. Fobi tedavisi için bu sebeple ilaç tedavisine ek olarak psikoterapi yöntemini önermekteyiz. Fobi tedavisi için psikoterapi yönteminin etkili olmasındaki gerekçe ise fobik düşüncenin incelenmesi ve değiştirilmesi esasına dayanabilir. 

Fobi tedavisi için uygulanan psikolojik destek sürecinde en sık kullanılan yöntemlerden biri kişiyi korkusuyla yüzleştirmektir ancak bu direkt olarak yapılmaz. Sistematik olan duyarsızlaştırma tekniğiyle merkezimizde uygulanmaktadır. Bu teknikle birlikte kişinin korku ve kaygısını yönetmeyi öğrenmesi ve yeni başa çıkma mekanizmaları bulması amaçlanır. Bu teknikler ve uygulamalar fobi tedavisi için uygulanan yöntemlerden yalnızca biridir. Fobi sorunu yaşayan kişiler için profesyonel yardım alma oldukça nadirdir, bunun nedeni; insanların bu durumu kişilik özelliği veya huy olarak değerlendirmeleridir. Oysa, özgül fobi için konuşursak, birçoğu kısa sürede ve kalıcı olarak düzeltilebilir. Bu nedenle fobi tedavisi için önerebileceğimiz profesyonel psikolojik destek alınmasıdır. 

Sosyal fobi üzerine fobi tedavisi için, kişinin kendisiyle ilgili olumsuz düşünceleri tanıması ve değiştirmesi hedeflenir. Ayrıca sosyal durumlarda güven kazanmasına yardımcı olacak beceriler geliştirmesi için kılavuzluk edilir. Maruz bırakmaya dayalı bilişsel davranışçı terapide, en az korkulan sosyal durumlardan başlayarak yüzleşmek için çalışmalar yapılır. Böylece, kişinin bu durumlarda kaygıyla başa çıkma becerileri gelişir ve kaygı uyandıran durumlarla başa çıkma konusunda öz güveni gelişmiş olur. 

Bu noktada fobi tedavisi için amaçladığımız en önemli unsurlardan biri olduğunu da belirtmek gerekir. Sosyal ortamlarda rahatlık ve güven kazanmak için rol-play gibi canlandırmalar yapmak da faydalı olabilir. Maruz kalma uygulamaları, sosyal durumlarda yaşanan endişelere meydan okumak için özellikle yararlıdır.

Genel olarak özetleyecek olursak; fobi tedavisi için psikoterapide yaygın olarak bilişsel davranışçı terapi ve psikodinamik yöntemler kullanılır. Kişinin bilişsel çarpıtmaları, fobinin oluşmasında rol oynayan model almalar, öğrenmeler üzerine çalışılır. Ek olarak, fobiye yönelik şemalar ortaya çıkarılıp bunlarla bağlantılı otomatik düşüncelerin düzeltilmesi amaçlanır. Unutulmamalıdır ki, fobi tedavisi mümkün olan ve kısa sürede önemli kazanımlar elde edilebilen bir süreçtir. 

 

Şimdi Randevu Alın!

[contact-form-7 404 "Bulunamadı"]
WhatsApp chat