Fobi Tedavisi

Fobi Tedavisi

Belirli bir nesne, durum ya da canlıya karşı panik oluşturacak şekilde yoğun bir korku ya da endişe duyuyorsanız, korkularınız ilerlemeden destek almalısınız. Fobi tedavisi için uzman destek sağlıyoruz.

Kendinizde fobi belirtileri olup olmadığını incelemek ve fobilerin nelere sebep olabileceğini öğrenmek için sayfamızı inceleyebilir ya da hemen bizimle iletişime geçerek ilk randevunuzu alabilirsiniz.

Özgül Fobi Nedir?

Bazı nesne ve durumlara karşı hissedilen mantık dışı ve fazla korkuya özgül fobi diyoruz.

Sosyal fobi veya agorafobi de korku kategorisinde yer almasına rağmen özgül fobiler en yaygın korku hissidir diyebiliriz. Toplumda görülme sıklığı %3 civarındadır. Bu hastalığın görülme yaşı ortalama 15-16 olup bazı vakalarda fobilerin çocukluk döneminde ortaya çıktığı görülebilir. Ancak şunu kesin olarak söyleyebiliriz ki özgül fobiler geç yaşlarda başlamaz.

Özgül fobisi olan kişilerin tedaviye başvurma oranları oldukça düşüktür. Bu kişilerin neden tedaviye başvurmadıklarına dair nedenleri incelediğimizde kişilerin ve çevresindekilerin özgül fobiyi bir hastalık olarak değil de bir karakter veya kişilik göstergesi olarak görmesidir. Aynı zamanda birçok kişi özgül fobinin tedavisinin olmadığını düşünür ancak tedavisi olmasının ötesinde tedavideki başarı oranları çok yüksektir. Kişi tedaviye yönelik girişimlerde bulunmak istese bile çevresindeki sağlık alanında çalışan kişilerin bile bu hastalığı sıradanlaştırması tedavi önünde önemli bir engeldir. Ayrıca kaygı bozukluklarından farklı olarak kişi, hayatını korktuğu şeyden kaçınmak üzerine dizayn ederek rahat bir yaşam sürebilir. Ancak sergilediği kaçınma davranışı hayatında birçok şeyden de mahrum kalabilmesine sebep olmaktadır. Örneğin; köpek fobisi olan biri, köpeği olan arkadaşlarının evine gitmeyerek veya mahalleler yerine güvenlikli sitelerde oturarak kendisine konforlu bir hayat oluşturabilir. Öte yandan, köpeklerden uzaklaşırken birçok şeyi de kaybedebilir. Örneğin; köpek sahibi arkadaşlarından kopmak zorunda kalabilir veya nispeten şehir dışında bir yerde oturarak ulaşıma daha uzun zaman harcamak zorunda kalabilir. Tedaviye başvurma konusunda geç kalan kişilerden bazıları da o güne kadar korktuğu şey ile yüzleşmemiş kişilerdir. Örneğin; tek katlı bir evde yaşayan kişi bir rezidansa taşındığı zaman yükseklik korkusunu yaşar ve yaşadığı panik ile tedaviye başvurma kararını alır.

Birçok kişiye göre fobiler, insanların hayatını engellemez ancak bu görüş tamamen yanlıştır. Birçok fobi, şiddeti ve boyutu değişmekle birlikte kişinin yaşamını oldukça zora sokan hale gelebilir. Örneğin; köpek fobisi olan kişi, köpeklerle karşılaşmamak için sokağa çıkamaz hale gelir. Uçak fobisi olan kişi, seyahat etmesi gereken işinden mecburen ayrılmak zorunda kalacaktır. Uzak bölgelere tatile çıkmak isteyen partneriyle bu sebeple sorun yaşayabilir. Korkusu sebebiyle diş hekimine gidemeyen kişi ağzındaki çürük sebebiyle dayanılması güç ağrılar yaşar ve adeta ağrı kesicilere bağımlı şekilde bir hayat sürebilir. Doğum korkusu olan bir kadın, anne olmayı çok istediği halde gebe kalamayabilir. Bu eşi ile tartışmalar ve belki de ayrılığa dahi sebep olabilir.

Sosyal Fobi Nedir
En Sık Görülen Fobiler

En Sık Görülen Fobiler:

Hayvan Fobisi: Kedi, köpek, böcek veya kuş gibi hayvanlardan aşırı korku anlamına gelir ve en sık görülen fobi türüdür. Fobinin başlangıç hikâyesi de kişiye göre değişiklik gösterir. Bazı insanlar korktuğu hayvan ile ilgili kötü bir tecrübeye sahipken diğerinin ise böyle bir geçmişi yoktur. Örneğin; köpek tarafından ısırılarak fobi geliştiren kişiler varken köpekle ilgili kötü bir tecrübe yaşamasa bile fobi geliştirenler de vardır. Bu konuda hayatlarını zorlaştıracak bazı kaçınma deneyimleri yaşarlar. Örneğin; köpeklerin bol olduğu semtlerde yaşamayabilir, köpek besleyen arkadaşlarının evine gitmeyebilir veya bir filmde köpek görmemek için ilgili sahneleri atlayabilir.

Yükseklik Fobisi (Akrofobi): En sık görülen ikinci fobi çeşididir. Bu fobi türünde ise birey, yüksek binalara çıkamaz ve aşağıya bakamaz. Bu kişiler aynı zamanda asansör kullanamazlar ancak asansörden kaçınma sebepleri asansörün bozulması ve içinde mahsur kalınması veya kapalı alan korkusu değildir. Bu korku tamamen asansörün yukarı doğru hareket etmesiyle ilgilidir. Balkonda oturamaz ve merdivenlerde aşağı doğru bakamazlar.

Kan Fobisi (Hemofobi): “Beni kan tutar” sözünü duyabileceğiniz kişilerdir. Herhangi bir sakatlanma anında, ceset gördüğünde, kan verdiğinde, iğne yaptırdığında veya diş çektirdiğinde kalbi daha hızlı atmaya başlarsa, bayılma veya bulantı gözlemleniyorsa kişide kan fobisi olduğundan söz edilebilir. Çok önemli tıbbi operasyonlara ihtiyaç duyulduğunda dahi, korkuları sebebiyle tedaviye yanaşmazlar. Bazı vakalarda kan kelimesini duyunca baygınlık geçirenler de mevcuttur.

Gök gürültüsü Fobisi: Gök gürültüsü fobisi olan kişiler, sürekli hava durumu takibinde bulunurlar. Meteoroloji bültenlerini takip eder ve hayatını bu doğrultuda şekillendirirler. Eğer hava gök gürültülü ise o zaman da evlerinden dışarı çıkmaz ve mümkün olduğu kadar bu sesi duymamaya çalışırlar. Bu kaçınma davranışı için her önlemi alabilirler.

Uçak korkusu: Uçak kazası yapacaklarına dair korkular yaşayan bu insanlar, uçağa binmekten kaçınarak gidilecek yere çok daha zahmetli yöntemler izleyerek giderler. Örneğin; İstanbul’dan KKTC’ye gidecek kişi, maksimum 1 saat 50 dakika sürecek bir uçuş yerine ilk önce Mersin’e kara yolu ile ardından da KKTC’ye feribot ile geçmek zorunda kalırlar. Uçağa binmek zorunda kalırlarsa da her durumu veya sesi olası bir kaza riskine göre yorumlarlar.

Yalnızlık fobisi (Otofobi): Akşam ve gece saatlerinde artış göstererek seyreden yalnız kalma korkusudur. Evde tek başına kaldığında gergindir ve eve hırsızların girdiğini düşünebilir.

Klostrofobi: Kapalı mekânlarda yaşanan korkudur. Bu kişilerde asansörde kalmak, alçak tavanlı çatı katlarında oturmak, kapısı kapalı şekilde giden toplu taşıma araçlarında seyahat etmek ve metro istasyonlarında bulunmak ciddi bir sorundur. Bu tip yerlerde sıkışıp kalacaklarını, oradan kesinlikle çıkamayacaklarını, nefes alamayacaklarını ve boğulacaklarını düşünürler. Sinema salonlarına genelde gidemezler ancak gitseler de çıkışa en yakın koltuklarda otururlar. Hamamlarda veya buharlı banyolarda boğulduklarını hisseder ve çıkmak isterler.

Yutma fobisi: Yemek yerken boğulma korkusudur. Su içerken dahi suyun boğazına kaçacağını ve boğulacaklarını düşünmektedirler. Bazı yiyecekleri kaçınma davranışı ile yemekten uzak dururlar. Çoğunda ciddi yeme bozuklukları gözlemlenmektedir. Bazı vakalarda ciddi derecede kilo kaybı görülür.

Özgül Fobi Tedavisi

Fobi tedavisinde ilaç kullanımı gerekli olabilir ancak psikoterapi süreci daha önemli bir alanı kapsar. Ancak kişide fobisinin yanı sıra fobi sebebiyle ortaya çıkan anksiyete bozukluğu veya depresyon da varsa o zaman ilaç tedavisi zorunlu hale gelebilir.

Maruz bırakma adı verdiğimiz metot, en sık kullandığımız davranışçı yöntemdir. Maruz bırakma tekniğinde bireyin korku yaşadığı durumun detaylı bir analizini yaptıktan sonra bireyin korktuğu durum ile giderek artış gösteren şekilde karşılaşmasını sağlarız. Terapi sürecinin henüz başlarında maruz bırakılma süreci, korku ve kaygı verici olsa da,danışan korktuğu ortamda belli bir süreliğine kalabilirse sonuç itibariyle yaşadığı korku azalır. Kişinin tedaviye karşı motivasyonu ve tekniğe hakim ve yeterliliği olan bir terapist ile kişinin durumunda ciddi bir düzelme birkaç görüşme sonrasında dahi olabilmektedir.  Maruz bırakma yönteminin eğer mümkün ise gerçek nesneler ile ve gerçek mekanlarda yapılması tavsiye edilir. Ancak ne yazık ki bu her zaman gerçekleşmeyebilir. Örneğin; kişide uçak fobisi varsa bunu her daim gerçekleştirebilmek her şeyden önce kişiyi maddi açıdan zorlayabilir. Bu tip durumlarla karşılaşıldığında kişinin yaşanan korkuyu hayalinde yaşaması istenir ve aynı gerçek durum ile bizzat karşılaşır gibi başarı sağlanabilir. Son zamanlarda teknolojik imkanların gelişmesiyle birlikte maruz bırakma tekniğinde sanal gerçeklik teknolojisinden de yararlanılmaktadır.

Şimdi Randevu Alın!

    WhatsApp chat