Cinsellik, yaşamın önemli bir parçasıdır. Birliktelikler yalnızca cinsellik üzerine kurulu olamayacağı gibi cinsellik olmadan da ayakta duramazlar. Bir evlilikte sevgi ne kadar gerekiyorsa saygı da o kadar gereklidir. Ancak bu ikiliye bir de cinselliği ekleyerek Muhteşem Üçlü tanımını yapabiliriz. Sevgi, Saygı ve Cinsellik. Peki, cinsellik bir çift için olmazsa olmaz derecesinde önemli bir ihtiyaç ise çiftler mutlu bir cinsel yaşam için ne yapmalılar? Cinsellikte mutluluğa ulaşmak için neler yapabileceğinizi yazımızın geri kalanında bulabilirsiniz.

Karşılıklı Güven Olmalı

Cinsellik için ilk şart kişinin kendisini tanımasıdır. Yatakta partnerini mutlu edecek kişinin ilk önce kendisini mutlu edebilmesi, bunun için de kendisini tanıması gerekir. Kendisini sevmeyen ve kendine güvenmeyen biri mutlu olamaz ki karşısındakini mutlu edebilsin. Özgüven sorunu yaşayan kişilerde cinsel sorunların yaşanması kaçınılmazdır. Bu sebeple ilk önce kendinizi tanımanız, kendinize güvenmeniz ve önce kendinizi sevmelisiniz. Çiftlerin mutlu bir cinsel yaşamının olması için ilk koşul, karşılıklı olarak birbirlerine saygı duymaları ve iletişim sorunları olmamasıdır. Güven, bir ilişkinin gidişatı ve geleceği açısından oldukça önemlidir. Güven eksikliği yaşanan bir ilişkide paranoya her zaman hakim olacaktır. Güven sorunu ilişki için duygusal açıdan ne kadar önemliyse cinsel açıdan da o kadar önemlidir.

Partnerinize Dürüst Olun

Aralarında güven sorunu yaşanan eşlerin cinsel yaşamlarının mutlu ve doygun olması düşünülemez. Örneğin; eşinizin sizin arkanızdan bazı işler çevirdiğini, sizden bir şey sakladığını düşünüyorsunuz. Zamanla aklınızdan çıkmayan şekilde eşinizin sizi başkasıyla aldattığı düşünceleri zihninize yerleşiyor. Her akşam eve geldiğinde başka bir erkek/kadın ile birlikte olduğunu ve sizi kandırdığını düşünüyorsunuz. O akşam cinsel birliktelik yaşarken hiçbir şey olmamış gibi orgazm yaşayabilir misiniz? Cevabımız hayır olacaktır. (Aldatma ile ilgili yazımızı okumak isterseniz tıklayın). Benzer şekilde, eşler arasında dürüstlük de mutlu cinsellikte önemli bir rol oynar. Birbirine karşı dürüst davranmayan eşlerin cinselliği mutlu şekilde sürdürmesi de mümkün olmamaktadır. Eşiyle yaşadığı cinsel birliktelikten haz almadığı takdirde orgazm taklidi yapan kişi eşine karşı dürüst davranmamaktadır. Sebebi ne olursa olsun, yalan söylemek yerine dürüstçe sorunu anlatmak ve yardım almak için harekete geçmek mutlu cinselliği yakalamak için önemli bir adımdır.

Haz Noktalarını Belirleyin

Eşlerin cinsellikte mutluluğu yakalayabilmesi için kendi cinsel gereksinimlerini ve haz aldıkları noktaları keşfetmeleri gerekir. Bu noktaları keşfedip belirledikten sonra eşiyle paylaşmaktan kaçınmamalıdır. Sekste herkes belli şeylerden hoşlanmaz. Bazı insanlar oral seks olmadan cinselliği tamamlayamazken bazıları ise oral seks yapmaktan hoşlanmazlar. Partneriniz sizin neyden hoşlandığınızı siz ona anlatmadıkça bilemez. Bu sebeple yatakta hoşunuza giden ve gitmeyen ne varsa eşinizle bunları paylaşın. Onun da sizinle kendi hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri paylaşmasını isteyin. Böylece iki taraf da birbirini tanıyabilecek ve mutluluğu yakalama fırsatını ele geçirebileceklerdir. Toplumumuzda özellikle kadınlar cinsel olarak haz duydukları davranışları eşlerine açıklayamazlar. Buna gerekçe olarak da eşleri tarafından “kötü kadın” olarak damgalanmak istemediklerini söylerler. Ayrıca cinsellik yaşamayı çok isteseler bile cinsel birlikteliği de kendileri başlatmak istemezler çünkü bu sayede sevgilileri veya yeni evlendiği eşleri tarafından “hafif meşrep” olarak sınıflandırılacaklarını düşünürler. Bu sebeple toplumumuzda hala çok ciddi sayıda kadın cinsellik konusunda sorun yaşamaktadır.

Sınırlara Saygı Gösterin

Cinsel mutluluğu yakalamak için partnerlerin birbirinin tercih ve sınırlarına saygı duyması gerekmektedir. Kimse hoşuna gitmeyen bir cinsel davranışı yaşamak ve tekrarlamak zorunda değildir. Yalnızca bir tarafın istediği ve hoşlandığı bir cinsel davranış çifte mutluluk getirmeyecektir. Bunun en yaygın örneğini anal sekste görürüz. Eşlerden biri anal seks yapmaktan hoşlanmazken diğeri bunu çok sevmektedir. Hoşlanmayan kişinin yalnızca eşinin tatminini sağlamak için defalarca bu cinsel davranışı gerçekleştirmesi çiftin arasındaki cinsel uyumu da bozacaktır. Bu sebeple, karşılıklı sevgi ve saygı olan bir ilişkide cinsel doyumun kesinlikle daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Cinsellikte iki tarafın da ortak rızası ve onayı alınmalıdır ki iki taraf da haz alsın ve cinsel doyuma ulaşılabilsin.

Ön Sevişme Önemlidir

Ön sevişme, mutlu ve doygun bir cinsel yaşam için oldukça önemlidir. Özellikle kadının orgazm yaşayabilmesi için ön sevişme süresinin yeterince uzun olması gerekir. Örneğin; ileri derecede erken boşalma sorunu yaşayan birçok erkek eşinin de orgazm yaşayabilmesi için ön sevişme süresini uzatmaktadır. Yeterince ön sevişme yapan çift daha sonra erken boşalmaya karşı uygulanan bazı teknikleri de uygulayarak iki tarafın da orgazma ulaşmasını sağlayabilmektedir. Ön sevişmede de çift yine aynı diğer cinsel davranışlar gibi ortak bir karar almalıdır. Bu ortak karar, partnerlerin ön sevişmede nelerden hoşlandıkları konusunda varılan bir fikir birliğidir. Ön sevişme esnasında bir partnerin yapılmasını istemediği davranışı diğer partner defalarca tekrarlarsa, ön sevişme süresinin uzunluğu bir tarafa haz olarak dönecekken diğer taraf için adeta bir işkence haline gelecektir. Bu sebeple, ön sevişme süresinin uzun olmasının yanı sıra ön sevişmede neler yapılacağı kararı da mutlu ve doygun bir cinsel yaşam için oldukça önemlidir.

Cinsel Mitlere Kulak Asmayın

Cinsellik her ne kadar iki kişi arasında da olsa, toplumsal öğretiler ve çevre faktörü de cinselliği bir hayli etkilemektedir. Partnerler, cinsellikle ilgili toplumun dayattığı öğretiler hakkında konuşmalı ve bunları birlikte aşmalıdırlar. Toplumun kadına ve erkeğe yüklediği misyonlar vardır. Topluma göre kadının birinci görevi, erkeğin orgazmına yardımcı olmaktır. Kadın eğer yatakta erkeği kendine bağlarsa erkek başka kadınlara gitmeyecektir. Bu toplumsal öğreti ile birçok kadın kendisi de haz alması gerektiğini ve cinselliğin çift taraflı bir eylem olduğunu unutmaktadır. Bir başka toplumsal öğreti ise cinselliği erkeğin başlatması gerektiğidir ki bu da yanlıştır. Cinselliği iki taraf da başlatabilir çünkü cinsellik, ekmek, su veya hava gibi kişi için bir ihtiyaçtır. Nasıl kadınlar da erkekler gibi susuyor veya acıkıyor ise seks ihtiyacı hissedebilir ve bu ihtiyacı karşılamak için de cinselliği başlatabilir.

Toplumsal öğretilerin de etkisiyle bazı erkekler cinselliği başlatan kadını adeta fişlemektedir. Bu düşünceleri eşler birbiriyle paylaşmalı ve bazı çözümler bulmalıdırlar. Eğer çift bir ortak noktaya varamaz veya çözüm bulamaz ise o zaman bir ruh sağlığı uzmanından destek almakta fayda vardır. Son olarak, cinsel birliktelik sonrası eşler birbiriyle deneyimi paylaşmalıdır. Hoşuna giden şeyleri paylaşacakları gibi hoşlarına gitmeyen şeyleri de birbirlerine anlatmalıdırlar çünkü hiç kimse hoşlanmadığı ve zevk almadığı şeyleri tekrarlamak zorunda değildir. Verilecek olan bu geribildirimin de içeriği oldukça önemlidir. Eğer sahte bir geribildirim verilirse, o sahte geribildirim doğrultusunda partneri de kişinin istemediği cinsel davranışı yapmaya devam edecektir.