Nasıl Bağımlı Oluruz?

Bağımlılık, uzun ve zor bir yolculuktur. Kişiler alkol veya madde kullanmaya, kumar oynamaya veya sigara içmeye başladığı anda bağımlılık geliştirmeyebilir. Kişinin alkol veya maddeye başlaması da bir süreç alır, kullanması da ve bırakmaya hazır olması da ayrı bir süreç alır. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, kimse bağımlı olmak amacıyla alkol veya madde kullanımına başlamaz. Kişi öncelikle korku ve merak faktörlerinin etkisiyle belki kullanabileceğini düşünür ve sonucunda bir kez alkol veya maddeyi dener.

Ailede Bağımlı Varsa…

Öncelikle kişiyi ilk kullanıma götürecek süreci inceleyelim. Bağımlılığın sebepleri incelendiğinde birçok farklı teorinin geçerlilik kazandığını görüyoruz ancak bugün bu yazımızda daha çok çevresel faktörler üzerine konuşalım istedim. 16 yaşında iki genç düşünün. Birinin ailesinde alkol veya madde bağımlılığı geçmişi olan bir ebeveyn veya kardeş olduğunu, diğerinin ise ailesinde alkol, madde ve hatta sigara tüketen kimsenin olmadığını varsayalım. Bu iki kişinin bağımlılık geliştirme riski aynı olmayacaktır. Rol model olarak gördüğü ebeveyninde bağımlılık hikayesi var ise çocuklarda da bağımlılık gelişme riskinin yüksek olduğunu görmekteyiz. Bu süreçlerde özellikle çocuklarının yaşının küçük olduğu ev ortamında bir bağımlı yaşıyorsa, sosyal hizmetlerin duruma el koyduğu vakaların mevcut olduğunu belirtmeliyiz. Bağımlılık riski sadece aile ile değil, aynı zamanda arkadaş gruplarıyla da artış gösterir.

Bağımlı Arkadaşları Varsa…

Bağımlılık alanındaki klinik tecrübeler, arkadaş faktörünün bağımlılıkta en önemli belirleyici olabileceğini göstermektedir. 16 yaşındaki genç örneğinden devam edelim. 16 yaşındaki gencimiz daha önce hiç uyuşturucu madde deneyimi yaşamamıştır. Okuldaki ve mahalledeki arkadaşlarının ise önemli bir kısmı madde kullanmaktadır. Gencimiz başta tepki gösterdiği ve hatta kullanmaktan korktuğu maddeyle ne kadar sık yüz yüze gelirse, ne kadar sık o ortamda bulunursa, bir süre sonra kullanıma da açık hale gelecektir. Torbacı dediğimiz satıcılar, bu süreçleri çok iyi bilen ve bizzat kendisi de bu süreçlerden geçmiş olan aktif madde kullanıcılarıdır. Torbacılar aynı zamanda kendileri de kullanıcı olduğu için bu gencimizin mahalleden arkadaşının torbacı çıkması büyük olasılık taşıyabilir.

Ah O Ergenlik…

Ergenlik dönemi, yaşamın en fırtınalı dönemidir. Ergenler, çok inişli çıkışlı duyguduruma sahiptirler. Bir gün çok neşeli olan ergen, ertesi gün hayattan adeta soğur ve dün yaptığı herhangi bir aktiviteden zevk almaz. Bu dönemde aile ile çatışmalar çok sık yaşanır. Ergen, ailenin kendisini anlamadığını düşünür ve özellikle ailenin de yanlış davranışları sonucu ergen soluğu hemen mahalleden arkadaşlarının yanında alır. Ailenin kapattığı kapıları artık çevresindeki arkadaş sandığı kişiler açacaktır ancak açılan kapıların ardında genci maddenin yarattığı sahte dünya da beklemektedir. Ergenlik dönemi bağımlılık açısından çok fazla riskler taşır. Ailelerin özellikle ergenlik dönemindeki gencin madde kullanım riski ile ilgili önlemler alması ancak önlemleri ergeni adeta pırangalayarak gerçekleştirmemesi gerekir.

Bir Kereden Çoook Şey Olur…

Genç, ailesiyle yaşadığı tartışma nedeniyle evi terk eder ve mahalledeki arkadaşlarının yanına sığınır. Yaşadığı tartışma sebebiyle öfkelidir ve arkadaşları tarafından ikram edilen maddenin kendisini sakinleştireceği ve rahatlatacağı öne sürülür. Genç, maddeyi denerken BİR KEREDEN BİRŞEY OLMAZ der. Maddeyi dener ve yaşadığı etki gerçekten de çok hoşuna gider. Gencin eroin kullandığını düşünelim. Eroin vücuda girdiğinde ilk olarak vücutta sıcaklık hissi ve kol ve bacaklarda ağırlık meydana gelir. Gencin zevk aldığı dönemin sonrasında sakinlik dönemi belirir. Gencin hareketleri ve konuşması yavaşlar. Solunum yavaşlar, göz bebekleri ufalır, ağrı hisleri kaybolur, tansiyon seviyesi düşer, kalp atım hızı azalır ve vücut ısısı değişir. Midede kramplar oluşabilir. Genç, maddenin yaşattığı kafayı sevmiştir ve tekrar almak istemektedir. İkinci kez maddeyi alır, belki üçüncü ve dördüncü de gelir.

Herkes Bağımlı Olur Ki…

Sonra kişi gerek bazı arkadaşlarının etkisiyle gerekse maddenin yaşattığı etkiden dolayı BİR DAHA ASLA KULLANMAM der ancak kullanacaktır. Kullanmaya devam edecektir ve tekrar maddeyi alır. BEN BAĞIMLI OLMAM çünkü ben zayıf biri değilim der kendi kendine. Ancak bağımlılığın kişilik ve irade ile ilgisi yoktur. Çok güçlü kişilik yapısına sahip bireyler de bağımlı olabileceği gibi iradesi güçlü olan kişiler de bağımlılık geliştirebilirler. Bağımlı olmayacağına inanan kişi, maddeyi kullanmaya devam etmektedir. Eroin özelinde konuşursak, bu maddenin tolerans hızı yüksektir yani kişi, aynı hazzı alabilmek için zamanla giderek artan miktarda maddeye ihtiyaç duyar. Başlangıçta 0,5 gram kullanan genç, bir süre sonra bu rakamı arttıracak ve zamanla 1 grama, sonra 1,5 gram, sonra 2 gram vb. miktarlara ulaşacaktır.

Hala Bırakamadım Ama Zorundayım…

Bu süreçte maddeyi kullanmaya devam ederken İSTERSEM BIRAKIRIM diyecek ancak bırakmayacaktır. Bırakmama sebebi de gencin henüz değişime hazır olmamasıdır. Değişim, zaman ve cesaret ister. Bir süre sonra ise BU MADDE BIRAKILMAZ diyerek aslında maddeyi bırakma yönünde cesareti kırılmıştır. Kendine güvenememektedir. Bazen kişiler tedaviye gelseler bile maddeyi bırakma yönünde özgüven sorunu yaşayabilirler. Bu noktada kişiye motivasyonel görüşme teknikleri uygulanmalıdır. Gencimiz bir süre sonra çeşitli nedenlerle BIRAKMAK ZORUNDAYIM der ancak yine de bırakma kararını henüz almamıştır. Bırakma kararı ile içmeye devam etme kararı arasında gidip gelmektedir. Bu süreçte gencin çevresinin doğru yaklaşımlarda bulunması genci tedaviye yönlendirebilir. Bu evrede arkadaş grubunun bırakması onu da bırakmaya ve tedaviye yönlendirici etki gösterebilir ancak gördüğümüz daha çok tersi yöndedir.

Ve Sonunda Bırakır…

Gencimiz ARTIK BIRAKACAĞIM der ancak yine de henüz aksiyona geçememiştir. Kısacası, madde kullanmaya devam etmektedir. Bırakmamıştır çünkü bırakmaya hala hazır değildir. Önceki evrelerden farkı ise farkındalığın artık daha önemli seviyede gelişmiş olmasıdır. Ve gencimiz BIRAKTIM BİR DAHA BAŞLAMAM der. Artık maddeyi bırakmıştır ve temiz kalmaya başlamıştır. Bu süreçte gence tıbbi, psikolojik ve sosyal destek sağlanmalıdır. Temiz kalma döneminde gencin bu zor sürece karşı tek başına durması yerine bir uzman, aile üyeleri ve yakınlarının desteğini alması gencin temiz kalma süresinin uzamasına da yardımcı olacaktır. Bu evrede gencin önünde iki yol vardır. Biri temiz kalmaya devam etmek, diğeri ise madde kullanımına geri dönmek. Temiz kalmaya devam eden kişi maddeden ömür boyu uzak kalmayı hedefleyecektir. Bağımlılık kronik bir hastalık olduğu için nüksler yaşanabilir. İşte biz bu nükslere KAYMA diyoruz. Eğer kişi kayma yaşarsa tekrardan bu evreleri yaşayabiliyor. Bu yüzden yazımızda bugün incelediğimiz sürece de BAĞIMLILIK DÖNGÜSÜ demekteyiz.

Bu yazı 08 Mayıs 2020 tarihinde güncellenmiştir.

WhatsApp chat