Travma Tedavisi

Travma Tedavisi

Geçmişte yaşadığınız bir olay bugün halen düşüncelerinizi, davranışlarınızı ve yaşantınızı etkiliyorsa bu travmatik durum ile ilgili mutlaka profesyonel bir destek almalısınız. Mentalium olarak travmatik durum tedavileri konusunda uzman danışmanlık desteği sağlıyoruz.

Kendinizde travma belirtileri olup olmadığını incelemek ve travmaların nelere sebep olabileceğini öğrenmek için sayfamızı inceleyebilir ya da hemen bizimle iletişime geçerek ilk randevunuzu alabilirsiniz.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Kişinin mücadele etmekte zorlandığı ve yaşam şartlarını zorlaştıran olaylara travmatik olaylar deriz.

Genellikle travmaya sebep olan olayların sadece kişilere yönelik olduğu düşünülür ancak aynı insanlar gibi toplumlar da travma geliştirebilirler. Bu yazımızda travma tedavisine geçmeden önce travma etkenleri ve belirtilerini incelemek istedik.

Aile içerisinde şiddet gören, cinsel istismara maruz kalan, rehin alınan, işkence gören, deprem veya sel gibi doğal afetlere maruz kalan, sevdiği birinin vefatına tanık olan, ebeveynleri boşanmış, terk edilmiş ve aşağılanmış kişilerde travma geliştirme riski oldukça fazladır. Ancak travmaya sebebiyet veren etkenler sadece bunlarla sınırlı değildir. Ev veya trafik kazaları, önemli bir hastalıkla yaşamak, ameliyat olmak, plansız yaşanan gebelik, düşük veya kürtaj deneyimi yaşamak, gasp edilmek, yaralanmak, uzun süreli işsizlik veya bir gruptan dışlanmak diğer travma kaynaklarıdır.

Toplumsal travma etkenlerine ise ülkemiz açısından konuşursak hiç de yabancı olmadığımızı söyleyebiliriz. Terör en önemli toplumsal travma etkenlerindendir. Özellikle terörle mücadelede görev almış veya terörün aktif olduğu bölgelerde yaşayan kişilerde travma geliştirme riski oldukça fazladır. Doğal afetler de aynı terör gibi ülkemizdeki en önemli travma etkenlerindendir. Özellikle deprem felaketi yaşanan bölgelerde ikamet eden ve depremi yaşamış kişilerde travma geliştirme riski oldukça fazladır. Bunlara ek olarak, zorunlu göç ve ekonomik krizler de önemli travma etkenlerini oluşturur.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Kimlerin Travma Sonrası Stres Bozukluğu Geliştirme Riski Daha Fazladır?

Travmaya sebebiyet verebilecek olaylar herkeste aynı tepkiyi ortaya çıkarmaz. Örneğin; 1999’da Marmara Bölgesi’nde gerçekleşen deprem, milyonlarca insanı etkiledi ancak sadece küçük bir kısmı travma sonrası stres bozukluğu geliştirdi. Peki, kimler daha çok risk altında? Öncelikle belirleyici olarak travmaya sebebiyet verebilecek olayın ne olduğu oldukça önemlidir. Kişi, travmatik olayda birincil şekilde mi yoksa dolaylı olarak uzaktan mı etkilendiği çok önemlidir. Vücudun bu olay sırasında ne kadar zarar gördüğü çok önemlidir. Travma sonrası stres bozukluğu geliştirme açısından olay sırasında ne kadar hasar alındığı da çok kritiktir. Alınan hasar ne kadar büyük ve derinde ise travma sonrası stres bozukluğu gelişme riski de o kadar fazladır. Kayıplar da oldukça ciddi bir belirleyicidir. Yakınını kaybeden kişide bozukluk geliştirme riski yükselir. Travmatik olay yaşandıktan sonra kişinin ihtiyacı olan sosyal desteği önemli bir belirleyicidir. Eğer kişinin yeterli sosyal desteği yoksa, TSSB geliştirme riski fazladır. Stresle baş etme gücü yüksek kişilerin TSSB geliştirme riski daha azdır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Öncelikle sizin isteğiniz dışında bazı düşünce veya görüntüler zihninize gelir. Genellikle bu görüntü veya düşüncelerin içerikleri yaşanan travmatik olayların en acı veren sahnelerine aittir. Travma yaşayan kişiler, zihinlerine gelen bu görüntülerin sanki travmaya sebep olan o olayı tekrar yaşarcasına gerçekçi olduğunu söylerler. Bazı TSSB tanısı almış kişiler ise bu görüntülerin veya düşüncelerin ürkütücü boyutlarda olduğunu belirtmişlerdir. Örneğin, depremde enkaz altında saatlerce kalan bir kişi, daha sonra deprem veya herhangi bir sarsıntı anı olmamasına rağmen aynı şiddette sarsıntıyla sallandığını ve zaman zaman kendisini enkaz altındaki gibi sıkışmış vaziyette hissettiğini belirtmiştir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan kişiler, travmaya sebep olan olay ile ilgili ve o olayı kendisine hatırlatan her şeyden kaçınmaya çalışırlar. Kişinin kaçınma sebebi travmaya sebep olan bu olayla yüzleşmek istememesidir. Kişinin travma yaratan bu olay olmadan önce ilgi duyduğu aktivitelere ilgisi azalır. Ayrıca çevresindeki diğer insanlarla iletişimi ciddi oranda azalır. Kişinin duyguları sınırlanır ve daha donuk bir ifade yerleşir. Ayrıca kişinin geleceğe dair düşünceleri olumsuz hale gelir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan kişilerin kalbi daha hızlı atar, avuç içleri terler, bir şeye odaklanmada ciddi güçlükler yaşayabilir ve uyku problemleri yaşanabilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan kişiler, travma sorunu geliştikten sonra çok daha dikkatli hareket eder ve çevredeki yaşanan gelişmeleri çok daha dikkatli gözler hale gelirler. Her an tetiktedirler çünkü yaşadıkları travmaya benzer olan bir tehlikenin gelme ihtimalini dahi önceden bilmek isterler. Bu devamlı tetikte olma hali beraberinde bazı sorunları da getirmektedir. Travma problemi olan insanların gece saatlerinde uyumakta zorlandıkları bilinmektedir. Ayrıca uykuya dalsa dahi gece yarıları sıçrayarak kâbuslarla uyandıkları görülür. Sabahları uyandıklarında kendilerini yorgun hissederler ve gün içerisinde de konsantrasyon problemleri yaşarlar. Travmaya sebep olan olayı yaşamadan önce asla tepki göstermeyecekleri ve önemsiz görecekleri şeylere dahi aşırı öfkeli şekilde tepki gösterebilirler.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan kişiler arasında ağrı şikâyeti olanlar hiç de azımsanacak kadar değildir. Sırtta, bacak ve ayaklarda ağrının yanı sıra eklemlerde ve baş bölgesinde, karın ve midede de ağrılar görülebilir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu olduğunu bilmeden belirtilerini yaşayan bazı kişiler ağrı şikâyetleriyle psikiyatri dışında hekimlere başvururlar. İlgili hekim gerekli tetkikleri yapmasına rağmen herhangi bir fiziksel sebep bulamaz ve kişi psikiyatri servisine yönlendirilir. Ağrının travmayla ilişkisi psikiyatrist ile görüşmede anlaşılır. Bazı kişiler, hem ağrı hem de diğer travma belirtileriyle mücadele etmek amacıyla bazı yanlış baş etme yöntemleri geliştirebilirler. Alkol ve madde kullanımı da bu yanlış baş etme yöntemlerinden biridir. Bu yöntemler kişide var olan soruna yeni bir sorun (bağımlılık) eklemekten başka bir şeye yaramaz.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisinde Neler Yapılmaktadır?

Biraz önce belirttiğimiz gibi aynı travma kaynağı olay farklı kişiler üzerinde farklı etkiler yapabilmektedir. Bir kişi aynı apartmanda yaşanan yangın felaketinde travma belirtilerini daha hafif yaşayıp gündelik aktivitelerine ve işine devam edebiliyorken diğeri ise iş ve sosyal hayatını engelleyebilecek kadar etkilenmektedir. Bu sebeple, travma tedavisinin de kişiye özgü tedavi yaklaşımlarıyla düzenlenmesi gerekmektedir. Örneğin; travmatik olaydan daha fazla etkilenmiş, daha ciddi belirtiler yaşayan ama işini veya sosyal hayatını sürdürebilen bireylere kısa psikolojik tedavi yaklaşımları uygulanabilir. Öte yandan, yoğun psikolojik tedaviler, ilaç tedavileri veya hastane yatışı ise travmatik olaydan ciddi anlamda etkilenmiş ve ağır belirtiler gösteren danışanlara uygulanmaktadır. İlaç tedavisinin psikoterapi ile birlikte düzenli şekilde yürütülmesi diğer psikiyatrik bozukluklarda olduğu gibi tedavinin başarı şansını önemli ölçüde yükseltmektedir.

 

Şimdi Randevu Alın!

    WhatsApp chat