Yeni Doğan Çocuğun Gelişimi

Yeni doğan bebeklerin davranışları oldukça sınırlıdır. Yeni doğan bebeğin sergilediği davranışlar henüz çok ilkel davranışlardır ancak yaşam gelişiminin de temelini oluşturmaktadır. Bebekler, ilk 1 aylarında bazı refleksler üzerinde egzersiz yapabilirler. Bu refleksler çevredeki kişilere karşı bir yanıt şeklinde gözlemlenir. Örneğin; bu cevaplardan biri de çevreye uyumdur. 0-1 ay arasındaki bebeğin gösterdiği tepkiler sadece fiziksel gelişimin sonucu değildir. Aynı zamanda uyanıklık ve acıkma-tok olma halleriyle de ilişkilidir.

Öğrenme Doğum İle Başlar

Bebeklerin yapabildikleri şeyler sınırlı olduğu için öğrenmeleri de sınırlı zannedilir ancak yaptıklarından çok daha fazla öğrenirler. Öğrenme, doğumdan hemen sonra başlayan bir süreçtir. Bu dönemde bebekte çevresinde yaşananlara ilgi duyma, çevresinde olanları anlamaya çalışma, nesnelere, seslere ve insanların yüzüne karşı verilen tepkiler görülmektedir. Bebek, doğumundan itibaren çevresine tepki göstermekte ve bir yandan da öğrenmekte olduğu için ebeveynlerin de bebeğin işini kolaylaştırması beklenir.

Reflekse Bağlı Tepkiler

Yeni doğan bebeğin algılayabilme, görebilme, duyabilme, koklayabilme ve tat alma yetileri vardır. Çevreye bakabilir bu dönemde. Bu evrede dokunma ve konumunun değiştirilmesine karşı oldukça hassastır. Bunları yaptığınızda ağlayabilir ki bu da bir tepkidir. Yeni doğan bebeklerin doğumundan itibaren tepkileri hep refleksler üzerine kuruludur. Bir uyarana karşı tepkiler gösterebilecektir. Bu reflekslerin ne olduğunu bilmeniz gerekecektir. Örneğin; nefes alma ve meme emmek, yeni doğan bebeğin yaşamı için gerekli olacak reflekslerdir. Buna ek olarak, bebeğin ayağının tabanını ellerseniz, refleks olarak ayaklarını hemen göğüs hizasına doğru çekecektir. Ellerini açıp avucuna dokunursanız da hemen parmaklarını sıkacaktır. İşte bunlar hep reflekse bağlı tepkilerdir.

Moro Refleksi

Yeni doğan döneminin en önemli olan reflekslerinden biri de Moro refleksi olarak tanımlanır. Buna sıçrama refleksi de denir. Bu refleks tepkisi yeni doğanın kafa pozisyonunu aniden değiştirirseniz ortaya çıkar. Refleks esnasında yeni doğanın kollarını yanlara doğru açtığını ve sonrasında da birisini kucaklar gibi kollarını ortada birleştirdiğini görürüz. Yeni doğanda doğumdan sonra başlayan Moro refleksi, 3-4 ay gibi bir süre sonra ortadan kaybolur.

Yeni Doğanın Görme Fonksiyonları

Biraz da yeni doğanın algısal gelişiminden bahsedelim. Yeni doğan, görme alanı içerisindeki parlak olan nesneleri fark edebilmektedir. Yeni doğanların görsel algıları güçlü değildir. Bu sebeple, yalnızca kendilerine yaklaştırılan nesneleri kolaylıkla görebilmektedirler. Yavaşça hareket ettirilen nesneleri görebilse de tam manasıyla takip edebilmesi için 2.ayı geçebilmesi gerekmektedir. Parlak bir ışık gördüklerinde ise gözlerini kapatırlar çünkü gözleri ışığa karşı çok hassastır. Nesneleri görebilmeleri kısıtlıdır. Bu kısıtlılığın kalkması 4 aya kadar uzayabilmektedir. 21 gün ve sonrasında annesinin yüzünü dikkatle izlemeye başlar ve aynı zamanda incelemektedir de. 3. aya yaklaşan bebek, artık 21 gün sonrasında başlayan incelemeler ve seyirler neticesinde annesinin yüzünü diğer insanların yüzlerinden ayırır konuma gelebilecektir.

Yeni Doğanın Duyma Fonksiyonları

Yeni doğanın görme ve algılamasının ardından duyma fonksiyonlarını inceleyelim. Yeni doğanda duyma fonksiyonları görme fonksiyonlarına oranla daha iyidir çünkü anne karnında da sesleri duyuyor ve bu seslere tepki verebiliyordu. Birçok çalışma bize yeni doğanların neredeyse erişkinler kadar iyi işitme yetilerine sahip olduğunu göstermektedir. Sesleri rahatlıkla algılayabilirler ve kafalarını sesin geldiği yöne doğru çevirebilirler. Sesleri ayırt etmede ilginç bir nokta da annesi ile babasının sesini ayırt etme kısmında gerçekleşir. Örneğin; 7-10 günlük bir yeni doğan annesinin sesini çevresindeki diğer kadınlardan çok rahatlıkla ayırt eder ancak babasının sesini çevresindeki diğer erkeklerden ayırt etmesi daha sonra gerçekleşecektir. Buna gerekçe olarak da anne karnında annesinin sesine alışmış olmasını gösterebiliriz.

Yeni Doğanın Tat Alma Fonksiyonu

Tat alma konusunda da yeni doğan çok yeteneklidir. Örneğin; ekşi, acı, tuzlu ve tatlı şeyleri rahatlıkla birbirinden ayırabilmektedir. Doğumdan sonra 10-15 gün içerisinde de annesinin vücut kokusunu diğer kokulardan ayırabilir duruma gelebilir. Yeni doğan, ağlama sırasında dahi konuşma için bir takım lüzumlu egzersizleri yapmaktadır. Kısa ve derinden soluk alma ve daha uzamış soluk verme ise konuşmanın temelini oluşturur. Bebek, ağlama esnasında seslerin çıkartılması için gereken dudak, çene ve dil hareketlerini tekrar etme fırsatını bulur. Ses ve solunumunu da düzenleyebilme yeteneklerini geliştirir.  

Yeni Doğanın Uyku Evreleri

Yeni doğanın uykusu ortalama 16-20 saat gibi bir zaman dilimini kapsar. Yani gününün çok büyük kısmı uykuda geçer. Bebeğin uykusu da yetişkinlere benzer şekilde bazı evrelerden oluşur. Birinci evre derin uyku evresidir. Bu evrede gözleri kapalı, soluk alışverişi düzenli ve hareket neredeyse yok gibidir. İkinci evre aktif uyku evresidir ve bu evrede gözleri yine kapalı ancak solunumu düzensiz şekildedir. Vücut hareketi çoğu zaman mevcut değildir.

Üçüncü evre ise az uyanık olduğu evredir. Bu evrede bebeğin gözleri açıktır ancak hareketler çok azdır. Solunumu ise düzenli şekildedir. Aktif uyanıklık adını verdiğimiz evrede ise gözleri açıktır ve gövdesi hareket edebilmektedir. Ağlama sırasında ise gözleri hafif kapalıdır. Vücudu hareketli olurken ağlama ve mızmız halleri gözlemlenir. 0-1 ay arasındaki bebeklerde aynı diğer bebeklik dönemleri gibi gelişimi açısından uyku oldukça önemlidir. Eğer bebeğinizin uykusu düzensiz ise bir sorun olabileceği için mutlaka çocuk doktorunuza durumu aktarmanızı öneriyoruz.

Bebek Ağlayarak Bize Ne Anlatır?

Ve son olarak, bebeklerin 0-1 aylık dönemdeki ağlama özelliklerini inceleyeceğiz. Bebekler bu evrede ağlayarak sorunlarını anlatırlar. Bebek, ağlarken aslında bize metafor şeklinde bir şeyler anlatabilmektedir. Bebek, aç olduğunu anlatabilmek amacıyla ağlarken önce ağlar, sonra sessizleşir, sonra bir soluk alır, ardından ağlar, tekrar sessizleşir, sonra tekrar bir soluk alır ve bu şekilde süregelir. Bebek, kızdığını anlatmak için ağlıyorsa daha yüksek sesli bir ağlama görülebilir. Diğer ağlamalara oranla daha acı şekilde ve aniden başlayan biçimdedir. Ebeveynler mutlaka bebeğin ağlamasına dikkat etmeli ve özen göstermelidir çünkü bebek ağlayarak anne ve babasına bir şeyler anlatmaktadır. Bebeğinizin ağlaması sayesinde bir problemi veya hastalığı olup olmadığını anlayabilirsiniz. Ağlama, adeta bir alarm sistemidir anne babalar için.

Bu yazı 01 Mayıs 2020 tarihinde güncellenmiştir.

WhatsApp chat