anksiyete bozukluğu tedavisi

3 Soruda Anksiyete Bozukluğu Tedavisi

Anksiyete bozukluğu, beynin herhangi bir tehlike ya da kişi için bir tehdit yaşamamasına rağmen kendini tehlike altında hissetmesi halidir. Anksiyete bir diğer adıyla aşırı kaygı olarak bilinir. Kısacası, anksiyete bozukluğu, kişinin kaygı hissedeceği herhangi bir durum olmasa da aşırı kaygı yaşamasıdır. Anksiyete bozukluğu tedavisi mümkün bir ruhsal rahatsızlıktır. 

Anksiyete bozukluğu, aynı zamanda kişinin sosyal yaşantısının da büyük ölçüde olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Aşırı kaygı yaşayan kişinin bu durumdan kurtulabilmek için psikolog desteği alması oldukça önemlidir. Eğer siz de anksiyete sorunu yaşıyorsanız ve destek almak istiyorsanız, uzman psikolog kadromuzdan destek almak için bize ulaşabilirsiniz.

anksiyete bozukluğu tedavisi

Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

  • Gerginlik, huzursuzluk ve panik hali
  • Nefes darlığı ve ağızda kuruluk
  • Kötü şeyler olacak hissi
  • Hızlı kalp atışı
  • Aşırı terleme
  • Ellerin titremesi
  • Konsantrasyon ve odaklanmada güçlük
  • Mide ve bağırsak sorunları
  • Kaygı yaratan durumlardan kaçınma davranışı
  • Uyku sorunları
anksiyete bozukluğu tedavisi

İlaç Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?

Anksiyete bozukluğu tedavisi mümkün olan bir ruhsal rahatsızlıktır. Anksiyete bozukluğu tedavisi birkaç farklı yöntemin bir araya gelmesi ve birlikte kullanılması ile gerçekleşmektedir. Bu tedavi yöntemlerinden ilki ilaç tedavisidir. İlaç desteği genellikle antidepresan adını verdiğimiz ilaçların kişi tarafından düzenli bir şekilde kullanımıyla gerçekleşmektedir. 

Antidepresanlar düzenleyici ve tedavi edici ilaçlar olmakla birlikte mutlaka uzman hekim kontrolünde alınmalıdır. Hekim hangi ilacın anksiyete sorunu yaşayan kişi için doğru ilaç olduğuna karar verdikten sonra belli aralıklarla ilacın etkinliği ve hastanın durumunu değerlendirmek için kontrole çağıracaktır. Anksiyete bozukluğu tedavisi için ilaç kullanımının birçok vakada önemli bir yeri olsa da yalnızca ilaç almak anksiyete bozukluğu tedavisi için yetersiz kalacaktır.

anksiyete bozukluğu tedavisi

Psikolog Desteği Neden Önemlidir?

Bu noktada tedavinin ikinci ve en önemli kısmından bahsetmek istiyoruz. Uzman psikolog eşliğinde düzenli seanslarla yürütülen psikoterapi süreci anksiyete bozukluğu tedavisi için en önemli kısmı teşkil eder. Psikoterapi anksiyete sürecinde oldukça etkili bir yöntemdir çünkü aşırı kaygılanan kişilerin düşünceleri çarpıtılmıştır. 

Bu durumu bir örnekle açıklayalım. Yaygın anksiyete bozukluğu tanısı alan bir kişi olmamış olaylar hakkında aşırı kaygı hissetmektedir. Bu olayların olması ihtimali dahi aşırı kaygı sorunu yaşayan kişinin kaçınma davranışı sergilemesine neden olabilir. Genellikle kaygı yaratan olayların başında deprem, kaza, ölüm, hastalık vb. bazı durumlar söz konusudur. 

Deprem olacağını düşünen ve aşırı kaygı yaşayan kişinin düşünceleri genellikle felaketleştirme adını verdiğimiz düşünce özelliği üzerine kuruludur. Örneğin; deprem olduğunda oturduğu binanın yıkılacağını ve enkaz altında kalarak öleceğini düşünebilir. Ona göre hiçbir kurtulma şansı yoktur.

Gerçekte ise olası bir depremde birçok farklı senaryo gerçekleşebilir. Depremde kişinin içinde bulunduğu bina sallanır ancak herhangi bir hasar almadan atlatabilir. Bir diğer senaryoda ise kişinin bulunduğu bina hasar alır ancak kişiye hiçbir zarar gelmeyebilir. Farklı bir senaryoda ise kişinin bulunduğu bina yıkılır ancak kişi yıkılmadan önce binayı terk edebilir. 

Bir diğer senaryoda ise bulunduğu bina yıkılır ancak enkaz altından başarılı şekilde kurtulabilir. Yaşanabilecek en kötü senaryo ise kişinin enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesidir. Ancak deprem uzmanlarının yaptığı bir araştırmaya göre bir kişinin depremde ölme olasılığı 132 binde 1’dir. Yani aşırı kaygılı birey 132 bin olasılık arasında 131 bin 999 ihtimali değil de kalan bir olasılığa odaklanmaktadır. 

Özetle, anksiyete bozukluğu hastası kaygı yaratan durumu felaketleştirmekte ve yaşantısını da bu ölçüde düzenlemektedir. Anksiyete bozukluğu tedavisi bu ve bunun gibi durumlarda gereklidir çünkü bu kaygı kişinin yaşantısını oldukça zor duruma düşürebilir. Biraz önce bahsettiğimiz felaketleştirme düşüncelerinin değişimi psikoterapi süreciyle gerçekleşir.

Bunlara ek olarak, anksiyete bozukluğu tedavisi sırasında öğrenilen ve uygulanan nefes egzersizleri de anksiyete ataklarını atlatma konusunda oldukça etkilidir. Nefes egzersizi, anksiyete bozukluğu tedavisi için gerekli olan psikoterapi sürecinde öğrenilir ve ev ödevi olarak uygulanabilir. Ataklar esnasında kişinin odak noktası genellikle kaygı, korku ve endişe yaratan düşünceleridir. 

Bu düşüncelere odaklanan kişinin kaygısı arttıkça artar. O zaman bu durumda anksiyete atağının sonlanması için kişinin o anda odak noktasının değişimi gerekmektedir. Nefes egzersizi kişinin odak noktasını bu olumsuz ve kaygılı düşüncelerden alır ve nefesine kaydırır. Nefesine odaklanabilen kişi aynı zamanda çevreden gelen seslere ve bedenine de odaklanabilir. Özetle, anksiyete bozukluğu tedavisi için ilaç tedavisi, psikoterapi ve nefes egzersizlerinin birlikte uygulanması gerekmektedir.