gebelikte depresyon

3 Soruda Gebelikte Depresyon Tedavisi

Bir kadının hayatındaki en zor ancak en özel ve güzel dönemlerden biridir gebelik dönemi. Annelik hissinin tadılması ve artık kendi vücudunda başka bir kişinin daha sorumluluğunu almak çok farklı bir heyecandır. Bazen kadınların en çok zorlandığı kısım da bu yeni deneyime alışma sürecidir.

Kadınlar bu dönemde sadece ruhsal değil fiziksel bazı değişimleri de yaşayabilirler. Hormonal dengesizlikler özellikle kadınların fiziksel değişimler kadar ruhsal değişimler yaşamasına da neden olabilir. Gebelikte depresyon da bu ruhsal değişimlerden biridir.

Gebelikte depresyon yaşamın diğer evrelerinde ortaya çıkan depresyon hastalığından biraz daha farklı özellikler gösterebilir. Ancak gebelikte depresyon tedavi edilebilir bir süreçtir ve çoğunlukla psikoterapi desteği tercih edilir. Eğer siz de gebelik sürecinde depresif bir ruh haline sahipseniz, psikolog kadromuzdan destek alabilirsiniz.

gebelikte depresyon

Depresyon Nedir?

Mutluluk, neşe, coşku, sevinç. Bu kelimeler ne kadar güzel çağrışımlar yaratmıştır zihninizde muhtemelen? Peki mutsuzluk, hüzün, keyifsizlik? Bu kelimeler ise içinizi kararttı veya sizi kötü hissettirdi herhalde. Ancak bu kelimelerin yarattığı duygudurumların hepsi hayatımızda var olan ve var olduğu kadar da normal olandır.

Bu duyguları zaman zaman hepimiz yaşarız ve bu duygular çeşitli olaylar veya durumlar ekseninde tetiklenmektedir. Depresyon demek mutsuzluk, hüzün veya keyifsizlik demek değildir. Depresyon dediğimiz ruhsal rahatsızlıkta elbette bunlar gibi olumsuz duygular sık sık görülür ancak bu hislerin yaşanmasından çok farklı bir hastalıktır.

Evet, depresyon bir hastalıktır. Depresyonun varlığı için kişinin bazı belirtileri belirli bir düzende belirli bir süredir yaşıyor olması gerekir. Depresyon, kişinin kendisini en az iki hafta boyunca mutsuz, huzursuz, isteksiz, karamsar, çaresiz veya durgun hissetmesiyle belirgin olan bir rahatsızlıktır. Bu gebelikte depresyon süreci için de diğer depresif bozukluklar için de geçerlidir.

Gebelikte depresyon belirtileri yalnızca daha ağır seyredebilir veya anne adayı belirtileri daha ağır hissedebilir. Depresif belirtilerin en az iki hafta sürmesinin yanında günün çoğunluğunda hissedilmesi ve kişinin sosyal işlevselliğini de ciddi anlamda olumsuz etkilemesi gerekmektedir. Bir başka deyişle, depresyonda kişi yaşadığı olumsuzlukları daha uzun ve süreklilik arz edecek şekilde hissetmektedir.

gebelikte depresyon

Gebelikte Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Depresyonun en zor yanlarından biri kişinin yaşamını ciddi anlamda zorlaştırmasıdır. Hele bir de bu kişi gebeyse yaşam daha da zorlaşacaktır. Gebelik sürecinde yaşanan zorluklara ek olarak duygudurumun sürekli olumsuz seyretmesi kişinin daha da fazla zorlanmasına yol açar. Bu nedenle gebelikte depresyon diğer depresif dönemlere göre daha zorlayıcı ve katlanılmaz olabilir.

Gebelikte depresyon belirtilerinden ilki depresyonun en sık görülen belirtilerinden biri olan mutsuzluktur. Anne adayı bebeğinin sağlıklı bir şekilde gebeliği sürdürmesine rağmen sürekli şekilde mutlu kalamaz. Bir başka deyişle, ne kadar güzel gelişmeler olursa olsun depresyondaki gebenin mutlu olması tam olarak mümkün değildir. Depresyon, kişinin mutsuz olma halinin süreklilik arz etmesiyle seyreden bir hastalıktır.

Depresyon bir hastalıktır ve kronik bir hal alabilir. Dopamin gibi bazı kimyasalların azalması ile beraber kişinin depresif semptomları ortaya çıkar ve böylece mutsuzluk süregelen şekilde yerleşir. Anne adayı için gebelikte bazı olumsuz duygular zaman zaman normal olarak kabul edilebilir. Biraz önce de belirttiğimiz gibi anne adayının özellikle de ilk gebelikte bazı değişimleri yaşaması çok olasıdır.

Bu değişimler anne adayının hazır olmadığı anlamına da gelebileceği gibi ne kadar anne olmaya hazır olsa da ilk kez deneyimleyeceği bir durum olacağı için kaygı seviyesi de artar. Söz konusu değişimlerin yaşanması sonucu anne geleceğe dair bazı karamsar düşüncelere sahip olabilir. Karamsarlık hali de depresyondaki gebede süreklilik kazanmıştır.

Anne doğum öncesi gebelikte yaşayacağı süreçlere karşı karamsar bir bakış açısına sahip olabileceği gibi doğum sonrası döneme de dair karamsarlık yaşayabilir. Örneğin; çocuğuna hiçbir zaman iyi bir anne olamayacağını düşünebilir. Kendi bakımını bile depresif belirtileri sebebiyle sağlayamadığı için çocuğunun da bakımını sağlayamayacağını düşünerek karamsarlığa kapılır.

Çocuğunun bunu hak etmediğini düşünebilir. Yalnızca bu düşüncelerle dahi gebeliği bazı yanlış yöntemlerle kendi başına sonlandırmaya çalışan depresyondaki anne adayları vardır. Karamsar düşünceler yalnızca düşüncede kalmayabilir. Bazen anneler o denli karamsar hissedebilirler ki intiharı tek çözüm olarak düşünebilirler.

Bu düşünce bazen eyleme yol açabilirken bazen de sadece düşüncede kalabilir ve eylem gerçekleşmeyebilir. Ancak eylemin gerçekleşmemesi de anne adayı için rahatlık sunmaz. Aksine anne adayı intihar dahi edemediğini ve daha çok acı çekeceğini ve belki de cezalandırıldığını düşünebilir. Depresyondaki birçok birey gibi gebelikte depresyon yaşayan anne adayları da cezalandırılma düşüncelerine sahiptir.

Kendinizi ne zaman cezalandırılmış hissedersiniz? Hayatınızda yaşadığınız olumsuzluklar sonrasında bazen kendinizi suçlu hissettiğiniz zaman cezalandırılabileceğinizi düşünebilirsiniz. Cezalandırıldığını veya cezalandırılacağını düşünen kişiler yaşam olaylarından kendilerini sorumlu tutanlardır. Bu sorumlulukta kendi payları hiç olmasa veya çok az bulunsa dahi birey durumu kişiselleştirme yolunu tercih eder.

Örneğin; bir annenin karnesinde notları düşük gelen çocuğunun durumunu kişiselleştirmesi düşünülebilir. Çocuğunla yeteri kadar ilgilenemediğini ve çocuğunun da bu sebeple notlarının zayıf geldiğini düşünen anne kötü bir ebeveyn olduğunu düşünüp cezalandırılacağına kanaat getirebilir. Anne adayları da bebeklerine gebelik döneminde iyi bakamadıklarını düşünerek cezalandırılmayı bekleyebilirler.

Kendini suçlamak bu nedenle gebelikte depresyon için önemli belirtilerden biridir. Ayrıca anne kendisini özellikle fiziksel anlamda çirkin bulabilir. Depresyonda özellikle kişinin kendisini eskisi kadar çekici ve güzel bulmadığı aşikardır. Gebelikte birçok anne önemli ölçüde kilo alımı yaşayabilir. Bunun neticesinde de gebelik döneminde kendisini daha çirkin görebilir.

Eşinin kendisini artık beğenmediğini, çevresindeki kişilerin dış görünüşü hakkında olumsuz şeyler düşündüklerini zihninden çıkaramaz. Aynaya baktığında kendisini çirkin, yaşlanmış, çökmüş ve bakımsız görebilir. Bunların içinde bakımsızlık belki de gerçekçi olan tek kısımdır çünkü depresyonda özbakım gerçekten de azalır. Kendimizi iyi hissederken saçlarımızı tarar, kişisel bakımımıza özen gösterir ve sık sık duş alırız.

Ancak depresyonda duş sıklığı azalır ve kişi kendine bakmaz hale gelir. Gebelikte depresyon halinde de aynı belirtiler gerçekleşir ve kişi aynaya baktığında kendisini daha kötü hisseder. Sinemada depresyonda resmedilen kadınların saçlarını kestirdikleri veya saç boyasını değiştirdikleri görülür ancak depresifken aksine özbakım azalmakta ve kişi kendine eskisi kadar özen göstermemektedir.

Cinsellik de gebelikte ayrıca çiftler arasında sorun teşkil eden durumlar arasındadır. Bazı kadınlar eşlerinin kendisinden soğuduğunu düşünebilir ancak bu durum eğer eşinden kaynaklanmıyorsa bir depresyon belirtisi de olabilir. Depresyonda elbette depresif kişinin cinsel isteğinde de azalma meydana gelebilir. Eskisi kadar cinsellik ile ilgili uğraşları ya da düşünceleri yoktur.

Bu durum gebelikte olduğu kadar gebelik sonrasında da depresif belirtiler ortadan kaldırılmadıkça devam edebilir. Depresyondaki kadında ayrıca çaresizlik düşünceleri de görülebilir. Özellikle gebelikte hormonal değişimler olduğu için kadın kendisini çok çaresiz hissedebilir. Örneğin; gebelik sonrasında da devam eden belirtilerle birlikte kadın kendisini çok yalnız hissedebilir.

Çocuğuna yetemediğini, ona iyi bakım veremediğini ve bu süreçte eşinden hiç destek alamadığını düşünmektedir. Bu durumdan çıkabilmek için kendisine bir yol bulamaz. Bu çaresizlik hissi intihar düşüncelerini ve girişimlerini de beraberinde getirebilir. Çaresizlik depresyonun önemli ve riskli belirtilerinden biridir.

Gebelikte depresyon belirtileri arasında isteksizlik çok önemli bir bulgudur. Birey kendisini o kadar yorgun, bitkin ve enerjisi azalmış hisseder ki kolunu dahi kıpırdatacak hali kendisinde bulamaz. İsteksizlik bir kısır döngü halinde kişiyi olumsuz anlamda etkilemektedir. Kişi herhangi bir şeyi gerçekleştirme konusunda isteksiz hissettiği için hiçbir şey yapmaz olur.

Herşeyden elini eteğini çekince daha çok içine kapanır ve metabolik olarak da yavaşlar. Yavaşladıkça depresyon belirtileri artar ve bu kez kendini daha isteksiz hale gelebilir. Bu kısır döngüyü kırabilmek için bir süreliğine eskiden zevk alınan aktivitelere biraz şans vermek gerekmektedir.

Şans verdikçe kişi kendini daha iyi hisseder ve depresif duygudurumu azalma eğilimi gösterebilir. Gebelikte ayrıca kişinin uyku düzeni ve iştahı da bozulabilir. Gebelik döneminde hem hormonal hem de ruhsal etkiler nedeniyle birçok anne uyku sorunları yaşayabilir. Sorunlar derken kastettiğimiz ya aşırı uyumak ya da aşırı uykusuz kalmaktır.

Bu süreç annede olumsuz ruhsal etkiler yaşamasına neden olabileceği için annenin uyku düzeni konusunda profesyonel destek alması özellikle önerilir. İştah da depresyonda ya çok artar ya da azalır. Bunun sonucunda anne adayı ya aşırı kilo alır veya aşırı zayıflayabilir. Duruma bağlı olarak kilo alımı gebelikte normal kabul edilebilecek bir sınırda ise depresyona bağlanmayabilir.

gebelikte depresyon

Gebelikte Depresyon Tedavisi Nasıldır?

Depresyon hangi türü ve hangi dönemde gerçekleştiği fark etmeksizin tedavisi mümkün olan bir ruhsal sorundur. Bir başka deyişle, gebelikte depresyon tedavi edilebilen bir olgudur. Gebelikte depresyon tedavisinde sıkça karşılaşılan sorulardan birisi gebelerin ilaç tedavisi almasıyla ilgilidir. Gebelikte bazı ilaçların kullanımı bebeğin sağlığı açısından risk oluşturulabilir.

Bu nedenle ilaç prospektüslerinde gebelik kategorisi bulunmaktadır. Antidepresanların bir kısmı gebelikte kullanıma uygun olmayabilir. Bu nedenle gebelikte depresyon belirtileri gösteren kişilerin kesinlikle uzman psikiyatrist kontrolü dışında antidepresan kullanmaması gerekmektedir. Gebelikte ilaç kullanımını hekimin karar vermesinde ilacın zararları ve kullanımının zorunluluğu önemlidir.

Eğer kullanılması kullanılmamasından daha çok fayda getirecekse ilacın riski göze alınabilir. Kullanılmaması durumunda anne adayının durumunun kötüleşmesi veya intihar riskinin bulunması hekim tarafından göz önüne alınabilir. Bu nedenle gebelikte depresyon tedavisinde hekim kararıyla ilaç kullanılması gözden geçirilir.

Gebelikte de antidepresan ilaçlar kullanılabilir ve asla kullanılmaz gibi bir genelleme yanlış olabilir. Tabi ki gebelik sürecinde depresyonun tedavisi sadece ilaç tedavisiyle gerçekleşmez. Tedavi sürecinde ilaçtan çoğu zaman daha önemli ve uzun vadede daha kalıcı çözüm getiren psikolojik destektir.

Psikolojik destek psikolog ile gerçekleştirilen psikoterapi sürecidir. Gebelikte depresyon yaşayan birçok kadın antidepresan ilaçlar kullanmaktansa öncelikli ve ağırlıklı olarak psikoterapi desteğine ihtiyaç duymaktadırlar. Gebelikte depresyon tedavisi uygulanan bir vaka üzerinden depresyon tedavisini anlatmak istiyoruz.

gebelikte depresyon

Gebelikte Depresyon Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?

Gebelik depresyonun ağır geçebileceği bir dönem olduğu ve özellikle anne ile bebek arasındaki ilişkiyi de etkileyebilmesi açısından tedavisine önem verilmesi gereken bir dönemdir. Depresyonun tedavi sürecinde psikoterapi seansları oldukça önemlidir. Psikoterapi sürecinin sıklığı ve süresi her danışana göre değişir.

Ancak genellikle seanslar tüm dünyada olduğu gibi haftada bir şeklinde ilerlemektedir. Bazen bazı riskli durumlar varlığında seans sıklığı arttırılabilir. Psikoterapi seansları gizliliğin oldukça önemli olduğu süreçlerdir. Bu nedenle depresyon tedavisi için psikoloğa başvuran bireyin anlatmak istedikçe herşeyi anlatması teşvik edilir.

Konuşulan herşey terapist ile danışan arasında kalacak ve hiç kimseyle paylaşılmayacaktır. Terapist ne olursa olsun hiçbir koşulda danışanını yargılamaz, suçlamaz veya eleştirmez. Danışanın kendini daha rahat ifade etmesi ve sorunlarıyla yüzleşmesini sağlar. Depresyon tedavisi için başvuran bireyin ilk önce detaylı öyküsü alınır. Öyküsü alındıktan sonra danışanla terapist birlikte bir tedavi planı çizer. Bu tedavi planı danışanla paylaşılır.

Ancak tedavi planına geçmeden önce çok önemli bir kısım vardır terapi sürecinin başlarında. Danışanın terapiden beklentileri mutlaka çok iyi öğrenilmelidir. Bazen beklentiler çok fazla olabileceği gibi bazen de beklentiler belirsizdir. Belirsiz beklentilerle çalışmak oldukça zorlaştıracağı için danışanın beklentileri var olmalıdır. Danışanla neyin çalışılacağı belirlenir ve danışanla bir yol çizilir.

Bu yolda danışanın yanında olunacağı belirtilirken danışanın da terapist gibi bazı kurallara uyması beklenmektedir. Psikoterapi süreci bazen kısa sürebilir bazen ise aylarca devam edebilir. Ancak ne kadar sürerse sürsün psikoterapi seansları düzenli aralıklarla gerçekleşmelidir. Aksi takdirde, psikoterapiden beklenilen verim alınamayabilir. Gebelikte depresyon tedavisinde depresyonun ne olduğu çok iyi anlaşılmalıdır.

Depresyon hakkında danışanın farkındalık kazanması oldukça önemlidir. Bazen belirtileri öğrenmek dahi iyilşemenin başlangıcında çok verimli sonuçlar alınmasına neden olabilir. Depresyonun belirtilerini anlamak dahi bazı düşüncelerin gerçeklik değil sadece düşünce olduğunu tespit etmek açısından önemlidir. Elbette kişi olumsuz düşüncelerinin farkında olsa da bu düşünceleri değiştiremeyebilir.

Zaten bu sebeple terapi odasındadır ve destek almaktadır. Olumsuz düşüncelerin zamanla olumlu olanlarla yer değiştirmesi psikoterapi sürecinin genel amacıdır. Olumsuz düşüncelerin hangi temele dayandığı da gündem konusudur ancak olumsuz düşüncelerle başa çıkma da gündem konusu olabilir.

Danışanın herhangi bir olayı yaşarken, bir durumun içindeyken veya bir kişiyle karşılaştığında hissettikleri üzerine çalışılabilir. Olumsuz hisleri esnasında aklından neler geçtiği veya kendi kendine ne dediği de psikoterapi sürecinin odak noktalarından biridir. Ayrıca bu düşüncelere sahipken neler yaptığı veya hangi eylemleri gerçekleştirdiği de önemlidir. Bu bilişsel sürecin yeniden yapılandırılması gebelikte depresyon tedavi sürecinde gündem konularındandır.

Gebelikte depresyon tedavisi var olan bir rahatsızlık demiştik ancak ne yazık ki tedaviye başvuru oranı henüz istenilen düzeyde değildir. Başvuru oranı istenilen düzeyde değildir çünkü gebelikte depresyonun belirtileri kişi ve çevresi tarafından önemsenmeyebilir. Depresyon belirtileri biraz önce de belirttiğimiz gibi mutsuzluk, huzursuzluk, çaresizlik, karamsarlık, isteksizlik vb. farklı semptomlardır ve bu semptomların bazıları gebelikte hormonal değişimlerden de kaynaklanabilir.

Bu nedenle depresyon belirtileri ile hormonal değişimlerin sonuçları karıştırılabilir. Bu karışıklık kişinin tıbbi tedavi veya psikoterapi sürecine başlamasında gecikmelere de sebep olabilir. Gecikmeler zamanla depresyonun şiddetinin de artışına sebep olabilir. Örneğin; kişinin tedavi görmedikçe karamsar düşüncelerinin şiddeti ve sıklığı artabilir. Karamsar düşüncelerden sıyrılamadıkça daha da karamsarlaşır.

Karamsarlık gibi diğer bazı duygular da kişinin yaşantısını olumsuz yönde etkilemektedir. Karamsarlık, çaresizlik ve umutsuzluk depresyondaki birey için riskli bir durum oluşturmaktadır. Gebelikte depresyonun çok daha önemli bir tarafı vardır. Gebe kadın zorlu ve belki de daha önce hiç yaşamadığı kaygılı bir doğum öncesi süreçten geçiyor olabilir.

Bu sürecin zorluğu yanında depresyonun varlığı da durumu daha zorlaştırabilir. Depresif kadın çocuğuna iyi bakamadığını düşünebilir ve kendini suçlayabilir. Suçluluk hisleri arttıkça çocuğuna ve kendisine zarar verme ihtimali de artabilir. Bunun için gebelikte depresyon oldukça dikkate alınması gereken bir ruhsal rahatsızlıktır.

mentalium psikoloji

Mentalium Psikoloji Kimdir?

Mentalium Psikoloji, Klinik Psikolog Onur Aydın’ın girişimleriyle Kadıköy Göztepe bölgesinde kurulmuş bir psikolojik danışmanlık merkezidir. Mentalium Psikoloji bünyesinde başta depresyon, kaygı bozuklukları (sosyal fobi, yaygın anksiyete bozukluğu, panik atak), fobi, travma, obsesif kompulsif bozukluk, kişilik bozuklukları, bağımlılık olmak üzere birçok ruhsal bozukluk tedavisi üstlenilmektedir. Eğer siz de gebelikte depresyon yaşıyorsanız ve tedavi seçeneklerini araştırıyorsanız, uzman psikolog kadromuza göz atabilir ve bizden randevu alabilirsiniz.