Sosyal fobi, sosyal anksiyete bozukluğu veya sık bilinen adıyla sosyal anksiyete bozukluğu, bireyin sosyal durumlara karşın çok fazla korku yaşadığı bir ruhsal bozukluktur. Sosyal anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler başkaları tarafından eleştirilecekleri ve yargılanacakları korkusunu aşırı derecede hissederler. Sosyal anksiyete seviyesi yüksek olan kişi bazı hataları yaparak çevresindekilerin önünde rezil olacağını düşünür ve bunun sonucunda utanç duyacağını düşünmektedir. Bu durum kendisinde çok fazla sıkıntı yaratır ve ortaya çıkan bu sıkıntı sonucunda kişi bu durumlara zorlanarak katlanabileceği gibi o durumlardan da kaçınabilir. Sosyal anksiyete sorunu yaşayan kişiler henüz daha tetikleyici olay yaşanmasa dahi o olaydan günler öncesinden bu korkuları hissetmeye başlamıştır. Bazıları bu korku ve anksiyetenin aslında saçma olduğunu bilir ancak yine de düzeltmek için elinden bir şey gelmemektedir. Bu korku ve anksiyeteyle baş etme konusunda ciddi sıkıntılar yaşarlar.

Aile, İş ve Eğitim Hayatını Olumsuz Etkiler

Yaşadıkları korkunun sebebi ise düşüncelerinin çevreleri tarafından gelebilecek negatif geri bildirimler üzerine yoğunlaşmasıdır. Sosyal anksiyete bozukluğu tedavi edilmedikçe sorunu yaşayan kişinin sosyal yaşantısını etkileyebileceği gibi aile, iş ve eğitim hayatını da oldukça olumsuz şekilde etkiler. Örneğin; sunum sırasında herkesin kendisiyle alay edeceğini ve sunum sırasında rezil olacağını düşünen bir kişi sunumdan olabildiğince kaçar. Bu sebeple iş hayatında yükselememeyi dahi göze alır. Böylece iş hayatını olumsuz yönde etkilemiş olur. Benzer şekilde, sunum gerçekleştiremediği için zorunlu bir dersten kalır ve okulu uzayabilir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğunun Tedavisi Var Mıdır?

Sosyal Anksiyete bozukluğu tedavi edilebilen bir ruhsal bozukluktur. Tedavisi ilaç desteği ile birlikte psikolojik destek alınması ile gerçekleşir. İlaç tedavisi sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisinde gerekli olmasına rağmen tek başına yeterli değildir. Psikolojik destek alınması anksiyete bozukluğunun tedavi sonrasındaki süreci açısından oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Merkezimizde bu konuda bilişsel davranışçı temelli psikoterapi uygulanmaktadır.

Mentalium Sosyal Anksiyete Programı ile Nasıl Tedavi Edilir?

Merkezimizde uyguladığımız psikolojik destek programı bilişsel davranışçı terapi temellidir. Sosyal anksiyete bozukluğu tanısı veya şüphesiyle merkezimize gelen kişi ile ilk görüşme gerçekleştirilir. Bu ilk görüşmede kişiyi tanımaya, sorunu anlamaya, değerlendirmeye ve tedavi planını anlatmaya odaklanabiliriz. Bu süreç sorunun şiddetine ve kişinin duygudurumuna bağlı olarak ikinci görüşmeye de sarkabilir. Uzman psikoloğumuz tedavi süreci hakkında detaylı bilgilendirme yaptıktan sonra kişinin sorunları analiz edilir. Bilişsel davranışçı terapide adından da anlaşılacağı gibi bilişsel ve davranışçı yöntemler kullanılır. Bilişsel davranışçı terapide olumsuz düşünceleri ortadan kaldırabilmek için bazı yöntemler vardır. Bu yöntemler profesyonel destek alınarak uygulanabilecek ve etkili olacak yöntemlerdir. Kişinin yalnızca bir kitap alıp onu okuyarak başarabileceği yöntemler değildir. Bu nedenle mutlaka bir psikoterapist ile çalışmak gerekir.

Günlük Tutma

Kişinin günlük tutarak yaşadığı olaylar karşısında ortaya çıkan duygu ve düşüncelerini not almaları hedeflenir. Bu sayede yaşadıklarının farkına varması ve nihayetinde farkındalık kazanması hedeflenir.

Ana Odaklanma

Çeşitli ruhsal sorunlarda olduğu gibi sosyal anksiyete bozukluğunda da kişilerin en çok zorlandığı şeyler geçmiş hakkında düşünüp pişmanlık yaşamak ve gelecek hakkında düşünüp kaygılanmaktır. Ana odaklanarak ve anı yaşayarak geçmişin izlerinden ve geleceğin kaygılarından kurtulması hedeflenir.

Düşüncelerin Gerçekliğini Sorgulama

Başta sosyal anksiyete bozukluğu olmak üzere birçok ruhsal bozuklukta kişinin gerçekmiş gibi yorumladığı şeyler aslında yalnızca birer düşüncedir. Düşünceler kişinin zihninde yıllarca o kadar kökleşmiştir ki kişi bu düşüncelerin bir yorumlamadan ziyade gerçeklik olduğunu farz eder. Yanlış ve olumsuz olan düşüncelerin gerçekliğini sorgulamak ve doğrulamak bilişsel davranışçı terapide oldukça önemli bir yer tutar.

Ödevler

Bilişsel davranışçı terapinin adeta olmazsa olmazı ev ödevleridir. Bilişsel çarpıtmalar ve olumsuz düşünceler psikoterapi seanslarında ele alınmaktadır. Ev ödevleri ise psikoterapi seansı sırasında kişinin edindiklerini terapi odası dışındaki yaşantısında uygulama fırsatını verir. Ev ödevleri yazılı veya sözlü olabilir. Örneğin; sosyal anksiyete bozukluğunda sık sık uygulanabilen bir ödev sunum yapmaktan kaçınan bir danışanın sunum yapması olabilir.

Nefes Egzersizleri

Farkında nefes egzersizleri olarak da adlandırabileceğimiz nefes egzersizleri sosyal anksiyete bozukluğu tedavisinde oldukça etkili bir yöntem olabilmektedir. Bu uygulamada amaçlanan kişinin odak noktasını kaygı yaratan düşünceden nefese çekebilmektir. Böylece kişi düşüncelere odaklanmaktan sıyrılıp nefese odaklanmayı öğrenecektir. Nefes egzersizleri özellikle zaman içerisinde yapılan tekrarlar sonucu daha da iyi sonuçlar vermektedir.

Maruz Bırakma Yöntemi

Bilişsel davranışçı terapide sosyal kaygı bozukluğunun tedavisi için maruz bırakma yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemde amaçlanan danışanın korktuğu veya kaygı yaşadığı ne ise onunla yüzleşmesi ve normal zamanda verdiği kaçınma tepkisinin önlenmesidir. Bu konuda terapist ile bir ortak çalışma yapılabilir. Maruz bırakma yöntemini sosyal anksiyete sorunu yaşayan Ayla’nın yaşadıklarından örnekle anlatalım.

Ayla 23 yaşında bir üniversite öğrencisidir. Çocukluğundan beri kalabalık önünde konuşma yapamadığını ve kalabalık bir topluluğun önünde sunum yapmaya yönelik kaygı yaşadığını söylemektedir. Sunum yapmaktan dolayı yaşadığı kaygı ve korkular nedeniyle sunum yapamaz hale gelir. Mümkün olduğu kadar bu durumdan kaçmaktadır çünkü sunum yapmak onun için ölümden de beter bir eylemdir. Maruz bırakma yöntemiyle Ayla’nın yaşadığı kaygı azaltılabilir. Ayla’nın sunum yaparak maruz kalması oldukça önemlidir ancak terapi seansı sırasında Ayla ile beraber bir prova yapılabilir. Bir başka deyişle, Ayla yapacağı sunumun bir provasını terapistine yapabilir. Kademeli maruz bırakma yöntemiyle Ayla’nın sunum yapacağı kişi sayısı gitgide arttırılır. İlk önce terapistine bir prova yapan Ayla daha sonra birkaç kişilik bir grup karşısında bir sunum gerçekleştirir. Ardından daha kalabalık bir grubun önünde bir sunum yapabilir. Bu egzersizlerin kademeli bir şekilde kişide maruz bırakılması tedavi sürecinde önemli bir fayda sağlayacaktır.

Köklü İnançların Değişimi

Sosyal anksiyete bozukluğu tanısı alan Ayla örneği üzerinden kaygı sorunu yaşayan kişinin yerleşmiş inançlarının değişimini inceleyelim. Ayla’nın sunum yapmaktan kaçınma sebebi sunum yapmadan önce ve hatta sunumdan çok uzun zaman öncesinde yaşadığı kaygı ve korkulardır. Ayla sunum sırasında rezil olacağını, diğer insanların onun hakkında olumsuz düşüncelere sahip olacaklarını veya yoğun eleştiri alacağını düşünmektedir. Bu nedenle sunum gerçekleşmeden dahi önce soğuk ter döker, yüzü kızarır, terler veya titreyebilir. Sunum esnasında herkese rezil olacağını hisseder ve yer yarılsa da yerin dibine girsem daha iyidir diye düşünür. Bunları yaşamamak için de doğal olarak sunum yapmaktan kaçınır. Sosyal anksiyete bozukluğu Ayla’nın ve Ayla gibi bu sorunu yaşayan kişileri birçok yönden olumsuz şekilde etkiler. Bu hastalık sayesinde kişinin iş, aile veya eğitim hayatı önemli derecede etkilenebilir. Örneğin; Ayla sunumlardan kaçındığı için sunum yapılması zorunlu dersten kalabilir. Bu dersi geçmesi için sunum yapması zorunluyken yapmaktan kaçınır ve dönem uzatır. Benzer şekilde, Ayla eğer profesyonel iş yaşamında bu tür sunum içeren projelerden uzak kalarak kendini ispatlama sürecinden de uzak durur. Ayla mesleğinde yükselmeyle ilgili hedeflerini dahi çiğneyebilir ve sunumdan yine de uzak kalmayı tercih edebilir. Özetle, sizin de sosyal kaybı bozukluğu sorununuz varsa hemen bizden destek alabilirsiniz.

Ailede boşanmadan en çok etkilenen üye çocuktur. Ebeveynler boşandıktan sonra yeni hayatlarına çocuğa göre daha kolay uyum sağlarlar ancak çocuk için süreç daha zor ve uzun geçer. Bu durumda ebeveynlerin çocuğun boşanma sonrası yeni düzene uyumu için çaba sarf etmeleri gerekir. Konu ile ilgili detaylı bilgi için https://mentaliumist.com/bosanma-sonrasi-cocugun-yeni-duzene-uyumu/ linke tıklayarak yazımızı okuyabilirsiniz.

Kişilik bozuklukları, bireyin içinde yaşadığı kültürden beklenenden ciddi şekilde farklılıklar gösteren ve yinelenen davranış örüntüsüdür. Kişilik bozuklukları, ergenlik veya genç erişkinlik dönemlerinde başlar, zaman içinde kalıcı hale gelir ve sorunlara veya işlevsellikte bozukluklara neden olur. Kişinin kişilik bozukluğu tanısı alabilmesi için uyum bozukluğu, işlevsellikte belirgin şekilde bozulma kişisel sorunlara neden olması gerekir. Eğer siz de sosyallikten dolayı daha doğrusu antisosyallikten dolayı böyle bir probleminiz olduğuna inanıyorsanız mentaliumist.com/antisosyal-kisilik-bozuklugu/

Bu durumlar için kendinizi yönetemiyorsanız ve durum gittikçe içinden çıkılmaz bir hal alıyorsa yapmanız gereken tek şey mentaliumist.com/iletisim kısmından bize ulaşmak ve tedavinize başlamamız. Merak etmeyin hiç olmadığınız kadar rahat hissedeceksiniz.